KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2006/12352 E., 2007/1000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2007
- Mahkemesi
- TİRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/07/2006
- Numarası
- 2006/50-387
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki olduğu parsel sayılı çaplı taşınmazına davalı tarafından dere yatağının ıslah edilmemesi sonucu toprak kaybına sebebiyet verildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, derenin ıslah edilmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmaza herhangi bir müdahale olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının bayındırlık hizmeti sonucu zarar verici davranışlarından doğan talepler idare hukuku alanını ilgilendirmekte ve bu hususta idarenin sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ’nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı, Türk Medeni Kanununun 683.maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayanmak suretiyle bu davayı açmış, davalı idarenin (Belediye) tutumundan kaynaklanan nedenlerle kendisine zarar verildiğini ileri sürmüştür. Davalı savunmasında dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını bildirmiştir.
Bilindiği gibi mülkiyet hakkının içeriğini düzenleyen Medeni Kanunun 683.maddesine göre; bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hak ve yetkisine sahiptir. Taşınmaz maliki, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. Somut olayda ileri sürülen iddia davalı idarenin eyleminin hizmet kusuru değil, davacının çaplı taşınmazından gereği şekilde yararlanmasını önleyecek biçimde muaraza yarattığı şeklindedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2006/12352, K. 2007/1000, 5 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama