İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/13028 K.2007/2256

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2006/13028Karar2007/2256Tarih7 Mart 2007Okuma4 dk · 731 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2006/13028 E., 2007/2256 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2007
Mahkemesi
GAZİOSMANPAŞA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
16/02/2006
Numarası
2001/1124-46
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

731 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları S T'ın kendilerinden mal kaçırmak amacıyla sayılı taşınmazdaki adet bağımsız bölümünü davalı vakfa ve yeğenleri olan diğer davalılara muvazaalı biçimde temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali tescil istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalı vakfa devredilen . adet bağımsız bölüm yönünden muvazaa olgusunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.

Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Getirtilen akit tabloları ve tedavüllü çap kayıtlarından, dava konusu . parsel sayılı taşınmazın tamamının davacıların miras bırakanı Salih Tumaç adına kayıtlı iken, miras bırakanın . payını üzerinde bırakıp kalan . payını 14.2.1985 tarihinde yarı yarıya yeğenleri M.M. ve M.M..a satış suretiyle devrettiği, adı geçenler arasında yapılan 23.2.1990 tarihli resmi akitte, ileride inşa edilecek kargir apartmanın 1,2,3,4,6,7,9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerinin miras bırakan S..., .. numaralı bağımsız bölümün M.Mustafa, .. numaralı bağımsız bölümün de M.Masum adlarına kat irtifakı tesis edildiği ;

miras bırakanın, 26.2.1990’da .. numaralı bağımsız bölümünü yeğeni A.. ile onun kocası B.’e, 6.2.1992’de . numaralı bağımsız bölümünü yeğeni Sıddık’a ve aynı akitte . ve . numaralı bağımsız bölümlerini de intifa haklarını üzerinde bırakarak H.Ç.. isimli kişiye sattığı ; anılan kişinin ise, miras bırakandan aldığı bu dört adet bağımsız bölümün çıplak mülkiyetlerini Hakyol Eğitim Vakfı’na “ hibe “ yoluyla temlik ettiği ; taşınmazın . ve . numaralı bağımsız bölümlerinin miras bırakan üzerinde kaldığı görülmektedir.

Öte yandan, miras bırakandan . numaralı bağımsız bölümü alan Sıddık’ın bu yeri 18.6.1999’da yakını S..’ya ; . numaralı bağımsız bölümün de M.M.m tarafından 3.kişi konumundaki F.A.S.’na satıldığı ; . ve . numaralı bağımsız bölümlerin miras bırakan ve . numaralı bağımsız bölümün M.M. üzerlerinde kaldığı da kayden sabittir.

Davacı olan miras bırakanın eşi ve iki çocuğu, temliklerin kendilerinden mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.

Bilindiği üzere ; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı,miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,davalı yanın alış güçünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olayda, dosya içeriği ve toplanan delillerden ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmeden ; miras bırakanın, kendisinin yaşam tarzına uygun hareket etmeyen eşi ve çocuklarıyla arasının açıldığı ve bu yüzden ayrı yaşamaya başladıkları, ekonomik durumunun taşınmaz satmasını gerektirmediği, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını bedelsiz olarak yeğenleri ile yeğeni A..nin kocası B..’e ve emanetçi konumundaki H..Ç..a temlik ettiği, onlardan devralan F.A..S. dışındaki davalıların da muvazaayı bildikleri, F.A.. S..nun ise iyi niyetli 3.kişi konumunun aksinin kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.Bunun yanında, davalı yeğenlerin inşaatın yapımına katkı sağladıkları biçimindeki savunmalarının ancak ayrı bir dava konusu yapılabileceği de açıktır.

Hal böyle olunca, davalı Vakıf hakkındaki davanın kabul edilmesinde ve davalı F.A. bakımından davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı Vakfın tüm, davacıların ise değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

SONUÇ / HÜKÜM

Ne var ki, diğer davalılar bakımından davanın kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu reddedilmesi doğru değildir. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2006/13028, K. 2007/2256, 7 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/13028
Karar No
2007/2256
Tarih
7 Mart 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/13065 K.2007/4755
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/13066 K.2007/3780
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/13068 K.2007/4309
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/13070 K.2007/3878
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/13072 K.2007/3947
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/13073 K.2007/4143

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.