İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/5498 K.2006/8009

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 18 ]

Esas2006/5498Karar2006/8009Tarih6 Temmuz 2006Okuma4 dk · 799 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2006/5498 E., 2006/8009 K.·Muris Muvaaası Ölünceye Kadar Bakma Akdi Talebin Aşılması

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

799 kelime·4 dk okuma

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 18 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 511 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 514 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 74 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, ortak miras bırakanları Zekeriya'nın tapuda adına kayıtlı taşınmazdaki payını davalı 3. eşine mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürüp, payları oranında tapu iptal, tescil olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı, taşınmaz üzerindeki binanın yapımı sırasında murise maddi olarak katkıda bulunduğunu, ayrıca yıllarca murise baktığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, işlemlerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre; davacıların temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,

Davalının temyizine gelince;

Davacıların 21.03.2002 tarihinde vefat eden miras bırakan Zekeriya'nın ilk ve ikinci eşinden olma çocukları, davalının da 3. eş oldukları, davaya konu 185 ada 3 nolu parselin halen muris adına kayıtlı bulunduğu, murisin tapunun 05.06.1978 tarih 2 numarasında kayıtlı taşınmazının 1/2 payını 05.10.1970 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, anılan tapu kaydının kadastroca 292 ada 32 nolu parsele revizyon gördüğü ve 32 nolu parselin komisyon kararı ile 1/2'şer pay olarak miras bırakan ve davalı adına tescil edildiği, taşınmazda 08.10.1986 tarihinde kat mülkiyeti kurulduğu,

1 nolu meskenin muris, 3 nolu meskenin davalı, 2 nolu meskenin de 1/2'şer paylı olarak muris ve davalı adına tescil edildiği, miras bırakanın 2 nolu meskendeki 1/2 payını 17.12.1986 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiği, taşınmazın bilahare imar uygulamasına tabi tutulduğu, 16 nolu imar parselinin muris davalı ve dava dışı kişiler adına paylı olarak yazıldığı, kaydın beyanlar hanesine "üzerindeki apartman ve ağaçlar yarı yarıya Zekeriya ve Birsen'e aittir.

7 portakal, 4 mandalina ağacı 1/2'şer pay Zekeriya ve Birsen'e aittir" şerhinin konulduğu anlaşılmaktadır.

Dinlenen tanıklar, miras bırakanın malı satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının da ev kadını olup alım gücü bulunmadığını bildirmişlerdir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalıya satış suretiyle temlik edilen pay bakımından muvazaa olgusunun gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır. Akitle gösterilen bedel ile saptanan gerçek bedel arasındaki aşırı oransızlık da bu olguyu doğrular niteliktedir.

O halde, satış suretiyle davalıya aktarılan pay yönünden iptal tescil isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Ne var ki, ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır (BK m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer (BK m. 514). Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır (BK m. 18). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı

Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı, olayda uygulama yeri bulur.

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.

Somut olaya yukarıdaki ilkeler uyarınca bakıldığında, murisin davacı çocukları ile bir probleminin olmadığı, 32 sayılı parselin 2 nolu meskenindeki 1/2 payını gerçekten bakım karşılığı davalıya aktardığı, davalının da bakım borcunu yerine getirdiği, dolayısı ile bakım akdi ile yapılan temlikin muvazaalı olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ivazlı akitlerden olup, tenkise de tabi değildir.

Hal böyle olunca, 16 nolu parseldeki davalıya ait 457/1200 ne kadarının ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen paya karşılık geldiğinin bilirkişi aracılığı ile saptanması, saptanacak bu pay ayrık tutulmak suretiyle iptal tescile karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, davada tapu kaydındaki şerhle ilgili bir istek bulunmadığı halde istek aşılmak suretiyle şerhin hüküm kapsamına alınması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2006/5498, K. 2006/8009, 6 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/5498
Karar No
2006/8009
Tarih
6 Temmuz 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/5501 K.2006/9560
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/5503 K.2006/9581
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/5505 K.2006/5817
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/5505 K.2006/8311
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/5508 K.2006/6201
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/5509 K.2006/5957

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.