İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/11574 K.2008/1447

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2007/11574Karar2008/1447Tarih7 Şubat 2008Okuma4 dk · 801 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/11574 E., 2008/1447 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2008
Mahkemesi
NEVŞEHİR 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
28/06/2007
Numarası
2005/104-2007/364
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

801 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, torununun gelini olan davalıya 330 parsel sayılı taşınmazını devrettiğini, bu arada yaşlılığından tecrübesizliğinden ve iyiniyetinden istifade edilerek dava konusu 1899 parsel sayılı taşınmazının gerçek değerinin onda biri fiyatına davalıya satıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.Davalı, taşınmazı tapuda resmi olarak yapılan satış akti ile aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, hile nedeniyle davanın kabulü ile tapunun iptal ve tesciline karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin değerden ve tebliğ giderleri yatırılmadığından reddiyle gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davacıya ait 330 parsel sayılı kargir ev ve arsa niteliğindeki taşınmazla 1899 sayılı taşınmazın 10.9.2003 tarihli akitle davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, dava dilekçesinde iddiasını aynen; " Ben yaşlı, kulağı ağır duyan 70 yaşını aşmış durumdayım. Tapuda yapılan bu satış işlemlerini iyice kavrayamadım. Ben, o tarihte gayrimenkulün gerçek değerini bilmediğim gibi yaşımın gereği de tecrübesizdim. Davalı, benim saflığımdan ve tecrübesizliğimden ve iyiniyetimden yararlanarak bu işlemleri yaptırmış, taşınmazın satış bedelini de ödememiştir" şeklinde açıklamıştır.

Oysa, mahkemece, hukuki niteleme hile olduğu kabul edilerek, kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, HUMK'nun 74, 76. maddeleri uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuksal nitelemeyi yapmak ve ona uygulanacak yasal düzenlemeyi tayin ve tespit etmek hakime aittir. O halde, yukarıda değinildiği üzere dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, olayda hile değil, gabin hukuksal nedenine dayanıldığı kabul edilmelidir.

Bilindiği üzere; sözleşmenin gabin nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki nisbetsizliğin, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek,istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle, sözleşme yapmağa, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış Borçlar Kanunun 21. maddesi ile aynen"bir akitte ivazlar arasında açık bir nisbetsizlik bulunduğu takdirde eğer gabin mutazarrırın muzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise mutazarrır bir sene zarfında akti feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir" hükmü getirilmiştir.

O halde, gabin den söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı nisbetsizlik yanında bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik(hafiflik ) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki subjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.

Gabinin varlığı zarar görene (sömürülene),sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptal davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı verir.

Hemen belirtmek gerekirki gabin davasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur isbatlandığı takdirde mutazarrırın kişiligi, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü pisikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler yani subjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenmelidir.

Somut olaya gelince; taşınmazların temliki 10.9.2003 tarihinde yapılmış olup, eldeki dava 22.3.2005 tarihinde açılmıştır. Hukuku yapısı yukarıda açıklanan ve Borçlar Kanununun 21.maddesinde gabin hukuksal nedeni yönünden öngörülen -1- yılık sürenin hak düşürücü süre olduğu ve davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekeceği tartışmasızdır. Öte yandan, sürenin başlangının da akit tarihi olduğu kuşkusuzdur.Öyleyse, davanın süresinde açıldığı söylenemez.

Hal böyle olunca; hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın kabul edilmiş olması doğru değildir. Davalının, temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.2.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava ve temyiz konusu 1899 parsel sayılı 44900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile 376 m2 kargir ev cinsindeki taşınmazını, davacı aynı akitle ( 10.9.2003 tarihli) erkek torununun eşi 1977 doğumlu İlknur'a satmıştır. Davacı, özellikle 1899 sayılı parselin hile ile davalıya intikalinin sağlandığını ileri sürerek, bu parselle ilgili tapunun iptali ve adına tescilini istemektedir.

Özellikle, taşınmazın resmi akit tarihinde gösterilen değeri ( bir milyar) ile gerçek değeri (senelik kira geliri beş milyar, toplam değeri yüzyirmimilyar T.L.) oranında açık ve aşırı oransızlık bulunduğu, bütün geçimini bu tarladan elde eden ve başkada önemli bir geliri bulunmayan davacının bu taşınmazını satması için haklı ve inandırıcı bir sebep bulunmadığı gibi, ev kadını olan davalının da bu değerde ve büyüklükteki taşınmazı alacak bir gelire sahip olmadığı, adli tıp raporuna göre ehliyetli olduğu belirlenen davacının yaşı ve tahsil durumu nedeniyle kandırılmaya müsait olduğu,

davalının akraba olması sebebiyle kendisine güven duyduğunu, aynı akitle başka bir taşınmazı da davalıya vermiş, bu nedenle iradesinin bölünemeyeceği gibi bir düşünce ortaya çıksa bile yukarıda da açıklandığı gibi davacının tapuda yapılan intikal işlemini idrak edecek bir yapıya sahip olmadığı, davalının ıttıla ( durumu öğrendiği) tarihten itibarende bir yıllık süre içinde davasını açtığı, dinlenentanık anlatımlarına göre de, davacının bu taşınmazın kirası ile geçindiğini, satışın hiçkimse tarafından duyulmadığı anlaşılmaktadır.

Böylece, davacının hile yoluyla dava konusu taşınmazını davalıya temlik ettiği sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan ve mahkemece gösterilen gerekçelere göre hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/11574, K. 2008/1447, 7 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -karar-
  4. -karşı Oy Yazısı-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/11574
Karar No
2008/1447
Tarih
7 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11575 K.2008/1084
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11576 K.2008/1068
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11577 K.2008/1067
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11577 K.2008/1769
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/11577 K.2008/1272
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11578 K.2008/1066

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.