KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/1908 E., 2007/2933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2007
- Mahkemesi
- KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/12/2006
- Numarası
- 2005/367-494
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı annesi H... P..ikinci eşi olan davalının, miras bırakanın maliki olduğu ..parsel sayılı taşınmazının çıplak mülkiyetini "... bana satış yapmazsan sana bakmam, seni boşarım, çeker giderim, sokakta kalırsın v.s...." sözlerle tehdit ederek, tapuda yapılan satış işlemi ile üzerine aldığını, hileli tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve mirasçılar adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, miras bırakanın tedavisi nedeniyle borçlarının olduğunu, bu nedenle bedeli karşılığı kendisine satış yaptığını, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve mirasçılar adanı tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan H..P..davada yer almayan, dava dışı başka mirasçılarının bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, davada terekenin temsil edildiği söylenemez. Bilindiği üzere; elbirliği (İştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
Medeni K.anunun 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin ( ortaklığın ) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan herbirinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır.
Bu kural, M.K.nun 701 maddesinde (... Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (İştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır. Medeni Kanunun 702/2 maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir.
Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. (ll.l0.982 tarih l982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Nitekim bu görüş bilimsel alanda da aynen benimsenmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/1908, K. 2007/2933, 21 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama