İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/3297 K.2007/5445

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2007/3297Karar2007/5445Tarih15 Mayıs 2007Okuma5 dk · 995 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/3297 E., 2007/5445 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2007
Mahkemesi
ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
19/10/2006
Numarası
2005/13-273
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

995 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı şirket vekili, müvekkilinin maliki olduğu . ada .ve .. nolu parseller üzerinde çok sayıda bağımsız bölüm mevcut olduğunu, ekonomik kriz nedeniyle bağımsız bölümleri satmakta zorlandıklarını, bu durumu bilen davalı şirket müdürü İ..ın amcası olan C...’in, davalı şirket müdürünü de önceden tanıması sebebiyle hile ile 11.11.2004 tarihli vekaletnameyi aldığını, vekil İlyas’ın vekaleti kötüye kullanarak dava konusu taşınmazlarda bulunan bağımsız bölümleri davalılara sattığını, satışların bedelsiz olduğunu, vekilinde vekillikten azledildiğini ileri sürerek tapuların iptaliyle davacı şirket adına tescili isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, taşınmazları tapu kaydına güvenerek bedeli karşılığı aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, vekaletname uyarınca davalılara yapılan satışların geçerli olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muvazaa iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.5.2007 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat H.H.. Ç.. ile temyiz edilen vekili Avukat M..P.. vs. vekili Av.H.. Z..geldiler temyiz edilen İ..

Ç..a dosyada mevcut adresine çıkartılan davetiyenin tebliğ edilemeden döndüğü, diğer temyiz edilenlere çıkartılan davetiyenin tebliğ edildiği ve gelmedikleri görüldü yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.

Bilahare Tetkik Hakimi ... .. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü : - -KARAR-

Dava hile ile alınan vekaletin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden temlike konu taşınmazların kayden maliki olan ..... İnşaat Turizm Ltd. şirketi temsilcisi K..in 11.11.2004 tarihinde İ.. Ç..’ı taşınmazların satışı konusunda vekil tayin ettiği ve vekil İ..ın ..ada .. parseldeki .. blok .. nolu bağımsız bölümler ile yine B blok. nolu bağımsız bölümleri Ş.a, .ada . parsel.. blok . nolu bağımsız bölüm’ü M.. M..S..’e,.parsel A blok . nolu bağımsız bölüm ile B blok .nolu bağımsız bölümü M.. P..’a, B blok ..ve ..nolu bağımsız bölümleri de A..S..’e satış suretiyle temlik ettiği görülmektedir.

Davacı vekaletin hile ile alındığını ve kendilerini zararlandırma kastı ile kötüye kullanılarak taşınmazların satıldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama aşamasında .. ada . parseldeki .. blok ..ve B blok .. nolu davalı Ş..’a satılan bağımsız bölümlerle ilgili olarak davadan feragat edildiği, neticeten, mahkemece iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın tümden red edildiği anlaşılmaktadır.

Bu belirlemeye göre, davalı Ş..’a devredilen taşınmazlarla ilgili olarak davadan feragat edilmiş olması, ...İnşaat Ticaret Ltd. şirketine yönelik davanın da somut olayla ilişkisinin kanıtlanamaması sebebiyle red edilmiş olması sonucu itibarıyla doğrudur.Bu yönlere değinen davacının temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.

Davacının davalı M..A..ve M..a M..aleyhine açtıkları davanın reddine yönelik temyizlerine gelince;

Bilindiği üzere, Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Nevarki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; davacı ....İnşaat Turizm Ltd. şirketinin elinde bulunan bağımsız bölümleri satmak amacı ile İl... Ç..’ı vekil tayin ettiği ve vekaletin bu amaçla verildiği dosya kapsamı ile sabittir.O halde vekaletin hile ile alındığını söyleme olanağı yoktur.Ancak, değinildiği üzere davacının gerçek iradesi taşınmazların rayiç değeri üzerinden satışının sağlanmasına yöneliktir.Esasen vekaletname de bu sebeple verilmiştir.

Oysa vekil İ..Ç..’ın vekil edenin iradesine uygun şekilde hareket ederek taşınmazları satması gerekirken kendi menfeatine kullanarak davalılardan almış olduğu borcun teminatı olarak davalılara teminat mukabili temlikte bulunduğu ve taşınmazların satış suretiyle intikal ettirildiği dosya kapsamı ile sabittir.Diğer taraftan taşınmazların akitte gösterilen değerleri ile belirlenen gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu gibi, taşınmazları edinen davalıların vekaletle taşınmazları edindikleri gözetildiğinde vekile verdikleri para karşılığında teminat olarak taşınmazları edinmelerinde iyiniyetli oldukları söylenemez.

Anılan bu olgular ve bulgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde vekilin vekil edeni zararlandırma kastı ile hareket ederek taşınmazların temlikini sağladığı, böylece vekalet görevinin kötüye kullanıldığı kabul edilmelidir.Öte yandan, davalı şirket ile davacı şirket müdürü olan K..arasında yapılan sözleşmenin de hukuken belirlenen bu somut olguyu açıklar nitelikte olmayacağı açıktır.Hal böyle olunca,

feragat edilen taşınmazlar dışındaki vekil tarafından davalılara temlik edilen taşınmalar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun428.md. gerğince BOZULMASINA, 13.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 500.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/3297, K. 2007/5445, 15 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/3297
Karar No
2007/5445
Tarih
15 Mayıs 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3298 K.2007/4658
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/3299 K.2007/3539
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3299 K.2007/4279
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/3299 K.2007/6952
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3300 K.2007/4659
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3301 K.2007/4578

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.