KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/3468 E., 2007/6563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2007
- Mahkemesi
- GAZİOSMANPAŞA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2006
- Numarası
- 2001/413-451
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, dava konusu ..parsel sayılı taşınmazın iskanen tevzi dışı kalan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, kadastro tespit tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı Hazinenin iddialarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplananan delillerden; çekişme konusu .. parsel sayılı taşınmazın kadastroda davalıların miras bırakanı H.. E.. adına tespit edildiğini, buna karşın dava dışı A.. S...'ın açmış olduğu davanın reddedildiği, kararın kesinleşmesi üzerine tespit maliki adına çap kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine, çekişme konusu taşınmazın iskan dışı olduğunu ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer niteliği taşıdığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Hazinenin, taşınmazın kamu malı olduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer iddiası ile açmış olduğu davaların herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği yargısal uygulamalarla kabul edilen bir kuraldır.
O halde, bu iddiaya dayalı olarak açılan davalarda 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinin uygulama yeri bulunmadığı açıktır. Hemen belirtilmelidir ki, bu iddiayla açılan dava neticesinden taşınmazın niteliğinin "kamu malı" olduğunun belirlenmesi halinde bu kuralın uygulanacağı, aksi takdirde 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesi hükmünün gözetilmesi gerekeceği de tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi, tarafların idda ve savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/3468, K. 2007/6563, 6 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama