KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/4086 E., 2007/5370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- ARABAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2006
- Numarası
- 2006/73-169
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kadastro harici çekişmeli taşınmazla ilgili olarak davalının açtığı tescil davasının reddedildiğini,taşınmazdan ekonomik olarak yararlanma olanaklarının bulunduğunu ileri sürerek, 3402 Sayılı Yasanın 18.maddesi gereğince tescil, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Katılan davacı V..da, taşınmazın zilyetliği altında olduğunu, ilerde hazineden satın alacağını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı M.. davayı kabul ettiğini, ancak muhdesatın lehine şerh verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine ve katılan V.. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ....in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, kadastro tespit harici bırakılan yerin 3402 Sayılı Yasanın 18/1.maddesi gereğince Hazine adına tescili, davalının elatmasının önlenmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; özellikle keşfen elde edilen bilirkişi raporlarından, önceden davalının Türk Medeni Kanununun 713/1, 3402 Sayılı Yasanın 17, 14.maddeleri uyarınca adına tescil isteğiyle açmış olduğu davanın reddine ilişkin karara konu olan çekişme konusu taşınmazın krokisinde "B" harfiyle gösterilen bölümünün 3402 Sayılı Yasanın 18/1.maddesi hükmünde öngörülen tescili gereken yerlerden olmadığı belirlenmek suretiyle bu bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı Hazine ve asli müdahil Vakkas'ın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, krokisinde "A" harfiyle gösterilen bölümün 3402 Sayılı Yasanın 18/1.maddesi hükmü gereğince Hazine adına tesciline ve bu bölüme vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru ise de, bu bölüm üzerindeki semere veren ağaçların davalı adına kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle sicile "muhdesat" şerhi verilmesinin isabetli olduğu söylenemez.
Hemen belirtilmelidir ki, 3402 Sayılı Yasanın muhdesatla ilgili 19.maddesi hükmü kadastro ve kadastro davalarında gözetilmesi gereken bir düzenleme olup, aynı Yasanın 33.maddesi hükmü gereğince genel nitelikte değildir.
Öte yandan, kadastro sonucu oluşan çap kayıtlarında nelerin sicilde şerh verileceği Türk Medeni Kanununun 1009. (eski 919 md.) maddesinde öngörülmüş olmakla beraber başkasının taşınmazına meyve ağacı dikmenin sicil kaydında muhdesat olarak gösterilmesine yasal olanak tanımamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/4086, K. 2007/5370, 14 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama