KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/5027 E., 2007/6421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2007
- Mahkemesi
- ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/02/2007
- Numarası
- 2006/103-42
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden ..nolu parselin davalının ise komşu ..nolu parselin maliki olduklarını, taşınmazına davalı tarafından toprak alınmak suretiyle müdahale edildiğini, alınan toprak nedeniyle de taşınmazının bir kısmının çöktüğünü ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “..... somut olayda zarar verici durumun doğrudan davalının kusuruyla oluştuğu kabul edilemeyeceğinden taraflar arasındaki mevcut çekişmenin hak ve nesafet kuralları gözetilerek, yanların katılmasıyla giderilmesi için uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken denilerek bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan zararın giderilmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulduğu halde bozma ilamında belirtildiği şekilde taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesi açısından bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez. Esasen, bozma kararında davacının zararının davalının kusurundan kaynaklanmadığı Türk Medeni Kanununun 737. ve 738. maddesi gereğince komşuluk hukukundan kaynaklanan zararın giderimi konusunda kusursuz sorumluluk ilkesinin kabul edildiği ve belirlenen zararın da tarafların hak ve çıkar dengesi içerisinde sorumlu tutulmaları suretiyle giderilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Oysa, mahkemece zararın tarafların maliki oldukları iki taşınmaz arasına istinat duvarı çekilmek suretiyle giderileceği kabul edilmekle beraber duvarın yapımı konusundaki gerekli olan masrafın tamamının davalıya yüklenmiş ve böylece hak ve yarar dengesinin gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/5027, K. 2007/6421, 4 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama