KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/5745 E., 2007/6562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2007
- Mahkemesi
- MALATYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2006
- Numarası
- 2005/20-553
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu ..parsel sayılı taşınmazdaki ...kat ..nolu bağımsız bölümü davalının haksız olarak işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Davalı, aralarında haricen yaptıkları protokolde davacının ecrimisil ve tahliye davasından feragat ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi isteği yönünden kabulüne, ecrimisil isteği bakımından reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, kat mülkiyeti kurulmuş ana binadaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu .. parsel sayılı taşınmazdaki .. nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazda tasarruf ettiği belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Buna göre, davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Davacının, temyiz itirazına gelince; yargılamanın devamı sırasında ibraz edilen davalının savunmasına esas tuttuğu 18.1.2005 tarihli belge hükme dayanak yapılarak mahkemece ecrimisil isteğinin reddedildiği görülmektedir.
Oysa, davacı anılan belgenin tehdit ve baskı (ikrah) altında imzalattırıldığını ileri sürerek, ilgililer ve davalı hakkında suç duyurusunda bulunmuş, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.3.2007 tarih 2007/1415 esas sayılı iddianamesi ile haklarında Malatya Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Analan dava, sonuçlanıp belgenin ikrah ile elde edildiği sonucuna varıldığı takdirde eldeki davayı sonucu itibariyle etkileyeceği tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, yukarıda sözü edilen davanın sonucunun beklenmesi, ondan sonra ecrimisil isteği yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/5745, K. 2007/6562, 6 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama