KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/7631 E., 2007/9361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2007
- Mahkemesi
- BAĞCILAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2007
- Numarası
- 2006/499-2007/190
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 1284 sayılı parselin bir kısmının davalı belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda yolda bırakıldığını, işlemin iptali için idari yargıda açtığı davanın derdest olduğunu ileri sürerek, yolda bırakılan kısmın adına tescilini istemiştir.
Davalı belediye, idari işlem nedeniyle açılan davanın adli yargıda görülemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın idari yargıda görüleceği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı belediye tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın idari yargıda çözümleneceğinden bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıya ait 1284 sayılı kadastral parselin 3194 Sayılı Yasa’nın 18. maddesine göre belediyece yapılan işlemle 603 m2. lik kısmının yola terk edildiği ve bu işlem aleyhine İdare Mahkemesinde açılan davanın halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, anılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek taşınmazının kadastral durumuna iadesini istemiştir.
Bilindiği üzere; yürürlükten kalkmış bulunan 6785 sayılı imar yasasının 42, daha sonra yürürlüğe girmiş olan 3194 sayılı imar yasasının 18.maddesine göre belediyeler,yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarının fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sınırı içerisinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın (hamur kuralını) uygulamak suretiyle birbirleriyle,yol fazlası ile,
kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız paylı veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya, resen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir. 2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/C maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.
Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar ıslah çalışmalarının bir idari karara dayandığı ve idari karara yönelik davaların inceleme yerinin idari yargı olduğu açıktır.
Öte yandan, tapu sicilinin düzeltilmesiyle ilgili davaların da adli yargıda görüleceği kuşkusuzdur. Ancak imar uygulamaları sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan bu tür davalar, kayıtların oluşumuna esas alınan, diğer bir söyleyişle tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından, idari karar idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça genel yargıda tapu sicilindeki gerekli düzeltmenin yapılmasına olanak yoktur.
Somut olayda, idari işlemin iptali için davacı tarafından idari yargıda dava açıldığı ve halen derdest bulunduğu sabittir. Buna göre; imar parselinin dayanağı olan idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmesi halinde sicilin yasal dayanaktan yoksun kalacağı ve yolsuz tescil niteliğine dönüşeceği, bunun sonucu olarak da eldeki davaya sicilin düzeltilmesi isteği olarak bakılması gerekeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/7631, K. 2007/9361, 3 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama