KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/10011 E., 2008/12332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2008
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/03/2008
- Numarası
- 2007/22-2008/65
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 55 sayılı parseldeki binanın 114 numaralı bağımsız bölümünü davalının işgal ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı, taşınmazda oturmasının Göçmen Yardım Vakfı, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve davacı arasında düzenlenen iskan ve bakım sözleşmesinden kaynaklandığını, birlikte oturduğu annesinin oturma hakkından feragat etmesinin kendisini bağlamayacağını, işgalci olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının haklı ve geçerli bir hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla. Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 8 katlı 119 daireli kargir blok apartman vasıflı 55 sayılı parselin “Mülteciler Yardım Tesisi” adına kayıtlı iken 6.1.1978’de “hibe” suretiyle mülkiyetinin Türkiye Kızılay Derneği’ne geçtiği, anılan Dernek ile Mülteciler Yüksek Kurulu arasında yapılan protokol gereği taşınmazın Türkiye’de ikamet eden fakir mültecilerin mesken ihtiyacını karşılamak amacıyla tahsis edildiği,
protokolün 5. maddesinde “listede işaret edilen mültecilerin 9. maddedeki istisnalar (kötühal, kira talimatnamesine riayetsizlik) dışında, yaşadıkları sürece sükna hakkından istifade edecekleri”nin belirtildiği, protokole ekli listede diğer aile fertleriyle birlikte davalının da isminin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı Dernek, her aileye bir bağımsız bölüm tahsis edildiğini, çekişmeli 114 numaralı bağımsız bölüm için de davalının annesiyle yararlanma ve kira sözleşmesi aktedildiğini, buna göre davalı ve ailesinin 114 numaralı dairede oturduklarını, ancak ödenen bedel karşılığında davalının annesinin dairede oturma hakkından feragat ettiğini, böylece davalının da yararlanma hakkının sona erdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, davalının yargılama sürerken taşınmazdan ayrıldığı ve davanın konusuz kaldığı keşfen sabittir.
Hal böyle olunca, konusu kalmadığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın esastan karara bağlanması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/10011, K. 2008/12332, 26 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama