KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/10153 E., 2008/12472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- AKSARAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2008
- Numarası
- 2007/341-2008/156
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın 17 adet taşınmazını birlikte yaşadığı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve miras bırakan adına tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı F.ve dahili davalılar S. ile D., davanın reddini savunmuşlar, dahili davalılar M. H. yanıt vermemişler, diğer dahili davalılar ise davacılar vekiline vekalet vererek yargılamaya katılmışlardır.
Mahkemece " davanın ve birleşen davanın reddine" dair önceden verilen kararın Dairece " satış suretiyle muris tarafından temlik edilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulması üzerine bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava; ayrı ayrı davalar olup, her iki davadaki istemler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken birlikte hüküm kurulması doğru değildir.
Diğer taraftan; asıl ve birleşen davada, tüm mirasçılar adına talepte bulunulmuş olup, yargılama sırasında tüm mirasçıların onayı alınmadığı gibi, terekeye Türk Medeni kanununun 640. maddesi gereğince temsilci de atanmamıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle taraf teşkili bakımından Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanmasının sağlanması böylece davanın görülebirlik koşulunun yerine getirilmesi ve temsilci huzuru ile davaya bakılması daha sonra önceki bozma ilamı da gözetilmek suretiyle her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/10153, K. 2008/12472, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama