KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/1070 E., 2008/4628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2008
- Mahkemesi
- KIRKAĞAÇ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2007
- Numarası
- 2006/132-2007/256
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 8 parsel sayılı taşınmazdaki 90/128 payını ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile davalı H.’ye temlik ettiğini, davalının bakım borcunu yerine getirmediği gibi temlik edilen payın davalı tarafından babası olan diğer davalı M.e danışıklı olarak satıldığını ileri sürerek ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshi ile temlik edilen paya ilişkin kaydın iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, bakım borcunun yerine getirildiğini, davacının her türlü ihtiyacının karşılandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bakım borcunun yerine getirilmediğine yönelik iddiaların kanıtlanamadığı, davacının kendi iradesi ile bakım alacağından vazgeçtiği, ancak tek taraflı sözleşmenin feshedilebileceği, iptal tescil isteğinin üç aylık hak düşürücü süre içinde istenebileceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshi ile tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshine, tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişme konusu 8 parsel sayılı taşınmazdaki 90/128 payını ölünceye kadar bakma koşulu ile davalı H...’ye 17.01.2005 tarihinde temlik etmiş, bakım borçlusu da aynı payı 27.12.2005 tarihinde babası olan diğer davalıya satış suretiyle devretmiştir Gerçekten de, çekişme konusu taşınmazın temlik edilmesinin sebebinin bakım karşılığı olduğu kayden sabittir.Esasen, mahkemece yapılan araştırma inceleme sonunda da bakım koşullarının yerine getirildiği mahkemenin kabulündedir.Davacının,
koşulun yerine getirilmediğini ileri sürerek akdi feshetme isteğinin tapunun iptali isteğini de içereceği kuşkusuzdur.Hemen belirtilmelidir ki tapu sicil prensiplerinden birisi tescil,diğeri aleniyet ve buna bağlı olarak güven ve hazinenin sorumluluğu ilkeleri yanında bir diğerinin de illilik olduğu sabittir.Başka bir ifade ile sicil kaydının illetten mücerret olamayacağı açıktır.
Oysa, mahkemece bir taraftan bakım koşullarının yerine getirildiği kabul edilirken diğer taraftan sicilin illetini (sebebini) oluşturan akdin iptaline karar verilmesinin yasal olduğu söylenemez.Zira kaydın dayanağını teşkil eden akdin iptal edilmesi sicil kaydını (tescili)yolsuz tescil durumuna düşüreceği gibi tapu kayıtlarının tutulması yönünden tapu tekniğine ve niteliğine uygun düştüğü de söylenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/1070, K. 2008/4628, 9 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama