İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/12386 K.2009/1383

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2008/12386Karar2009/1383Tarih5 Şubat 2009Okuma4 dk · 764 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/12386 E., 2009/1383 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2009
Mahkemesi
GAZİOSMANPAŞA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
21/05/2008
Numarası
2005/246-2008/246
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

764 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı, kayden maliki bulunduğu 114 ada 8 parsel sayılı taşınmazı davalıların komşu 7 ve 9 parsellerden taşkın yapılanmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.

Davalı Mesut, 7 parsel sayılı taşınmazı üzerinde bina olduğu halde satın aldığını, eski binayı yıkıp yeni bina yapacağını savunmuştur. Davalı M.9 parsel sayılı taşınmaza 1986 yılında bina yaptığını, tecavüzün imar uygulaması sonucu meydana geldiğini, iyiniyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Birleşen davasında,9 parsel sayılı taşınmaza belediyeden aldığı izin doğrultusunda 1986 yılında yaptığı binanın imar uygulaması sonucu davalı N.taşınmazına taşkın hale geldiğini ileri sürüp iyi niyetle yaptığı binanın taşkın kısmının bedeli karşılığından temliken adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza 7 parselden tecavüzün yargılama sırasında ortadan kaldırıldığı, davalı M. yönünden davanın konusuz kaldığı, 9 parsel sayılı taşınmazdan dava konusu taşınmaza tecavüzün imar uygulaması sonucunda meydana geldiği, davacının taşkın yapı bedelini ödemeyeceğini bildirdiği, birleşen dava yönünden temliken tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı M.yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı M. yönünden reddine ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı M. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi . . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Davacı N.K. 114 ada 8 parsel sayılı taşınmazına davalıların taşkın yapılanmak suretiyle elattıklarını ileri sürerek; önlenmesini, taşkın inşaatın yıkımını istemiştir.

Birleştirilen davasında davalı M. K., kendisine ait yapının imar uygulaması ile taşkın duruma geldiğini savunmuş; taşkın bölümün Türk Medeni Kanununun 725. maddesi uyarınca adına tescilini istemiştir. Davalı M. ise davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında, tecavüzüne son vermiştir.

Mahkemece, davalı M. hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davaların reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Davacı N. adına kayıtlı 8 parsel ile birleşen davanın davacısı (davalı) Muhlis'e ait 9 parselin öncesinde 82 parsel halinde bir bütün olduğu, 1.3.1989 tarihli imar uygulaması sonucu 8-9 parsellerin oluştuğu, davalı Muhlis'in inşaatını bu uygulamadan önce 1986 yılında yaptığı, inşaatın ruhsatına rastlanmadığı, inşaat mühendisi raporunda taşkın yapının değerininin 21.087.50.-TL arsanın bu bölümünün değerinin 7.230.00.-TL olduğunun bildirildiği, davacı vekili bu tespite, bilimsel yöntemlere uygun belirleme yapılmadığı gerekçesiyle itiraz ederek, bu nedenle kaim bedeli ödemeyeceklerini, daha düşük bir değer saptandığı takdirde ödemeye hazır olduklarını bildirdiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır.

Ne varki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür.

Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.

Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.

298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.

Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur.

Eldeki davada da, mahkemece değinilen ilkeler doğrultusunda soruşturma yapılmış ise de; inşaat bilirkişisinin yapı ve zemin değeri belirlemedeki yöntemi belli olmadığı gibi, soyut olarak, "binanın inşai nitelikleri, ... özellikleri, .... yapı birim maliyetleri, yıpranma oranı vs. gibi bilimsel verilere dayalı olmaksızın raporda afaki surette bir rakam gösterilmiştir. Nitekim, davacı bu yolda itirazlarını bildirmiş, bu itirazlar karşılanmamıştır.

Oysa, uzman bilirkişinin dava tarihinde (2005 yılı) yürürlükte bulunan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ve " 2005 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ" içeriğinde yer alan usul ve esaslar dahilinde taşkın yapının değerinin belirlenmesi, aşınma paylarına ilişkin oranları gösteren cetvel gözetilerek aşınma oranının uygulanması suretiyle yapının ödenmesi gereken gerçek kaim bedelinin saptanması, bu bedelin ödenmesi konusunda davacıya yöntemine uygun önel verilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken nasıl hesaplandığı anlaşılmayan bedelin davacı tarafça depo edilmediği gerekçesiyle, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin reddi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyizi yerindedir. Kabulüyle, hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/12386, K. 2009/1383, 5 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12386
Karar No
2009/1383
Tarih
5 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/12389 K.2009/926
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/12390 K.2009/1366
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/12391 K.2009/929
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/12392 K.2009/706
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/12393 K.2009/852
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/12394 K.2009/850

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.