İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/1382 K.2008/3353

Taraflar arasında görülen davada. Davacı, çekişmeli 103 ada 105 parsel sayılı taşınmazın kadastroca davalılardan M.... A.... adına tespit ve tescil edildiğini, anılan davalı aleyhine açılan dava sonucunda taşınmazın Hazine adına tesciline karar…

Esas2008/1382Karar2008/3353Tarih17 Mart 2008Okuma7 dk · 1.310 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/1382 E., 2008/3353 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2008
Mahkemesi
BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
20/02/2007
Numarası
2001/87-2007/78
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.310 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada. Davacı, çekişmeli 103 ada 105 parsel sayılı taşınmazın kadastroca davalılardan M.... A.... adına tespit ve tescil edildiğini, anılan davalı aleyhine açılan dava sonucunda taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, ancak davalının taşınmazı kötü niyetli, bu durumu bilen ve bilebilecek durumda olan diğer davalı M...temlik ettiğini ileri sürerek, iptal ve tescil olmazsa tazminata karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalılardan M..., iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya konu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı, davalı iyiniyetli kabul edilse dahi iktisabının hukuken korunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı M...vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla. Tetkik Hakimi ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Davacı Hazine, 103 ada 105 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki davalı M..aleyhine açılan 1991/281 esas sayılı dava sonunda tapunun iptali ile Hazine adına tescile karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ilam infaz ettirilmek istenildiğinde taşınmazın diğer davalı M.... devredildiğinin öğrenildiğini, M....kötü niyetli olduğunu ileri sürüp, tapu iptali tescil olmazsa, tazminat isteğinde bulunmuştur.

Davalı M.., taşınmazı iyiniyetle edindiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, önceden görülen davada taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğinin saptandığı, özel mülke konu olamayacağı, bu tür yerlerde iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Çekişmeli 105 nolu parselin 8.9.1989 tarihinde senetsizden davalı M..dına "ze..tarla" cinsi ile tespit edildiği, tespitin kesinleşmesi üzerine 24.10.1989 tarihinde tescil edildiği, Hazine tarafından M...A.. aleyhine açılan 1991/281 esas sayılı davanın " taşınmazda hiçbir zaman tarım yapılmadığı, taşlık kayalık nitelikli tarım yapılması mükmün olmayan yer olduğu" gerekçesiyle kabulle sonuçlandığı ve kararın 1.7.1996 tarihinde kesinleştiği, ancak ilam infaz edilmeden 4.6.1997 tarihinde diğer davalı Mustafa'ya satış suretiyle temlik edildiği kayden sabittir.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Yasasının "tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet ya da ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" biçimindeki 1023. maddesi, aynı yasanın iyiniyete ilişkin ana kuralı içeren 3.maddesi doğrultusunda özel bir düzenlemeyi öngörmektedir.

1023. maddeye göre tescil herhangi bir nedenle yolsuz olsa yani hak sahibi ya da hakkın konu ve kapsamı bakımından gerçeği yansıtmasa bile, mülkiyet ya da başka bir ayni hak edinen üçüncü şahsın iyiniyetli olması koşulu ile bu edinimi geçerlidir.

Öğreti ve yargısal kararlarda " yasanın iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. " biçimindeki 3. maddesi gözetilerek iyiniyet, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak edinilirken kusursuz olarak bilinmemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımdan da anlaşıldığı üzere iyiniyet yasada öngörülen hallerde hakkın edinilmesi için geçerli bir koşuldur.

Yine yerleşik bilimsel ve yargısal uygulamalara göre kayden edinenin tapu sicilinin dayanağını oluşturan müsbit evrakı inceleme yükümlülüğünün bulunmadığı tartışmasızdır.

Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmaz zeytinli tarla cinsi ile tespit ve tescil edilmiş, yine bu niteliği ile tapuda devir ve temlike konu edilmiştir. Öte yandan, 1991/281- 1995/384 sayılı davada taşınmazın Hazine adına özel mülk olarak tesciline karar verilmiş, Hazine bu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu tescile tabi olmadığı yolundaki gerekçeye itiraz etmemiş, eldeki davada da yine tescil isteğinde bulunmuştur. Temlik tarihinde kayıtta ihtiyati tedbir de yoktur. Bu durumda, taşınmazı satın alma yolu ile edinen davalı M...nın, taşınmazın Hazine ile bayii (satıcısı) arasında davalı olduğunu bilip bilmediği önem kazanmaktadır. Eğer biliyor ise tabii ki iyiniyetinden sözedilemeyecektir. Aksi halde, kötü niyetli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Ne varki, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamış, taşınmazın önceki davada saptanan niteliği nedeniyle iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, iyiniyetli olunsa dahi taşınmazın niteliği nedeniyle edinimin korunamayacağı gerekçesiyle sonuca gidilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler karşısında bu tür bir kabulün doğru olduğu söylenemez.

Hal böyle olunca, davalı M..nın iniyetli olup olmadığının araştırılması, yanların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.

Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMY.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.3.2008 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 103 ada 105 parsel sayılı taşınmazın kadastro sonucu davalılardan M...A.. adına oluşan çap kaydının iptaline ilişkin

davacı Hazine tarafından Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın 13.4.1995 tarih 1991/281 esas, 1995/384 sayılı karar ile kabulle sonuçlandığı ve derecaattan geçmek suretiyle 1.7.1996 tarihinde kesinleştiği, ancak kararın infaz edilmemesinden yararlanarak M.. A..'ın taşınmazı 4.6.1997 tarihinde diğer davalı M... G..sattığı ve böylece kesinleşen kararla Türk Medeni Kanununun (eski 633. md.) 705. maddesi hükmü uyarınca mülkiyeti Hazineye geçen taşınmazla ilgili mahkeme kararının taşınmazın el değiştirmesi sebebiyle infazının olanaksız hale geldiği iddia edilerek, eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Gerçekten de, değinilen olgular dosya kapsamı ile sabittir.

Kesinleşen 13.4.1995 tarihli iptal ve tescil hükmü ile ilgili dava dosyasında keşfen elde edilen Prof.Dr. ve Doçent ünvanlarını haiz bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda çekişme konusu 103 ada 105 parsel sayılı taşınmazın aynen " % 40 meyilli tarıma elverişli toprak içermeyen taşlık ve kayalık .... üzerinde maki türü bitki örtüsü bulunan ve tarım yapılması mümkün olmayan bir arazidir." denilmek suretiyle taşınmazın niteliği ortaya konulmuştur. Kaldı ki, mahkemece eldeki davada taşınmazın vasfı " taşlık ve kayılık " olduğu belirtilmek suretiyle tescile karar verilmiştir.

O halde, taşınmazın belirtilen ve belirlenen yapısı itibarı ile özel mülkiyete konu teşkil etmeyecek nitelikteki devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, bir başka ifade ile kamu malı olduğu tartışmasızdır.

Hemen belirtilmelidir ki, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16.maddesinde kamu malları a) hizmet malları ( karakol, hükümet binası, sağlık ocağı, hastane... vs) b) orta malları (mer'a, otlak, yaylak, harman yeri .... vs.) c) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan (taşlık, kayalık, dağ, tepe, göl, nehir ... gibi) yerler olmak üzere belirlenimştir. (a) şıkkında belirtilen hizmet mallarının yasalarda gösterilen kurum, kuruluşlar veya içinde bulunduğu tüzel kişilik adına tescil edileceği, başka bir ifade ile mülkiyet bakımından hakkında sicil kaydının oluşturulacağı,

(b) şıkkında geçen yerlerin kamunun ortak istifadesine mahsus yerlerden olduğu ve sınırlandırılmak suretiyle özel sicillerinde gösterileceği, (c) şıkkında belirtilen nitelikte olanların ise kadastro sırasında kadastro harici bırakılacağı bir başka ifadeyle haklarında bir sicil kaydı oluşturulamayacağı ve özel mülkiyete konu olamayacağı tartışmasızdır.

Esasen, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 18/1. maddesi " yukarıdaki maddelerin hükümleri dışında kalan- ki değinilen 16.maddede sayılanlarda kastedilmek isteniyor- ve tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur" şeklindeki düzenlemeye göre de, çekişmeli taşınmazın niteliği, yapısı, vasfı gözetildiğinde bu madde kapsamında dahi mütalaa edilemeyeceği tartışmasızdır.

Bir başka söyleyişle özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği ve hakkında sicil kaydı oluşturulamayacağı açıktır.

Ne varki, çekişmeli taşınmaz kadastro sırasında 3402 Sayılı Yasanın 16/c maddesi hükmü uyarınca kadastro harici bırakılması gerekirken her nasılsa kişi adına tespit edilerek özel mülkiyete konu olacak şekilde sicile yansıtılarak hakkında çap kaydı tesis edildiği görülmektedir. Açıklamak gerekir ki, niteliği gereği kamu malı olduğu sabit olan bir taşınmaz hakkında özel mülkiyet ihdas edercesine sicil kaydı oluşturulmasına ve oluşturulan sicillerde hukuki himaye tanınmasına yasal açıdan olanak yoktur.

Öte yandan, özel mülkiyete konu olan taşınmazlarla ilgili olarak tapu sicilinin aleniyetinden istifade ederek ve ona güvenerek hak iktisap eden iyiniyetli kişinin edinmesinin korunacağı Türk Medeni Kanununun 1023.maddesi hükmü gereği olup, bu düzenlemenin niteliği gereği özel mülkiyete konu olan taşınmazlarla ilgili olduğu da şüphesizdir.

Ancak, somut olay bu ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde çekişme konusu taşınmazın son durumu itibariyle 3402 Sayılı Yasanın 16/C maddesi kapsamında belirtilen kamu malı niteliğinde bulunduğu gözetildiğinde hakkında sicil kaydı oluşturulsa ve oradan sicilin aleniyet ve güven ilkesi gereğince edinilse bile edinen kimsenin iyiniyetli neticeye etkili olmayacağı ve iyiniyetinin korunamayacağı başka bir anlatımla taşınmazın mülkiyetini kazanamayacağı kuşkusuzdur.

Kaldı ki, Türk Medeni Kanununun 705. maddesi hükmü uyarınca taşınmazın mülkiyeti kesinleşen iptal ve tescil hükmü gereğince tescilden önce Hazineye geçmiştir. O halde, davalı M... A...üzerindeki sicil kaydı illetten mücerret olup yolsuz tescil durumuna düşmüştür. Yani geçerli bir hukuki sebebi kalmayan sicilden davalının, iyiniyetle olsa dahi edinmesinin hukuki bir varlığı kabul edilemez.

Kaldı ki, taşınmaz kamu malı özelliğinde olup özel mülkiyete konu edilemeycek niteliktedir.

Öyleyse, mahkemece bütün bu olgular ve bulgular gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğrudur. Kararın onanması görüşü ile sayın çoğunluğun bozma doğrultusundaki düşüncelerine iştirak edemiyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/1382, K. 2008/3353, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1382
Karar No
2008/3353
Tarih
17 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/1383 K.2008/3634
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2008/1383 K.2008/956
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/1383 K.2008/4556
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1383 K.2008/4709
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/1383 K.2008/2047
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/1383 K.2008/4424

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.