İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/1648 K.2008/4318

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2008/1648Karar2008/4318Tarih3 Nisan 2008Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/1648 E., 2008/4318 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2008
Mahkemesi
BURSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
04/12/2007
Numarası
2006/487-2007/536
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları H.İ.in tarım yapmak amacıyla 563 parsel sayılı taşınmazı davalıdan dernek, köy ve kaymakamlık kararları ile ihale sonucu satın ve teslim aldığını, ancak köy mezarlığı olan 678 sayılı parselin tapuda devrinin yapıldığını öğrendiklerini; oysa satımı ve alımı amaçlanan ve fiilen teslim edilen, akit tarihinden itibaren de kullanıla gelen yerin 563 sayılı parsel olduğunu ileri sürüp, 563 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı, köy ve kaymakamlık kararlarında ihale edilen taşınmazın 678 sayılı parsel olup; idari yargının görevli bulunduğunu, ihaleye konu yerin tescilinin yapıldığını, her iki parselin mevki, yüzölçüm ve değer bakımından farklı olduklarını belirtip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, satışı amaçlanan, satış sırasında gösterilen ve fiilen teslim edilen yerin 563 sayılı parsel olduğu ve bu parselin satış tarihinden itibaren murisleri ile davacılar tarafından kullanıldığı; köy muhtarlığınca ferağı verilen 678 sayılı parselin o tarihte ve halen fiilen kullanılan köy mezarlığı olması nedeniyle, köy muhtarlığınca satışa çıkarılmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle; davanın kabulü ile her iki parselin tapu kayıtlarının iptaline, 563 sayılı parselin davacılar adına, 678 sayılı parselin davalı adına tesciline karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 563 parsel sayılı taşınmazın kayden davalı köy tüzel kişiliğine, 678 sayılı parselin ise, davacıların mirasbırakanına ait olduğu anlaşılmaktadır.

Davacılar, miras bırakanlarının taşınmazı davalı köy tüzel kişiliğinin ihalesi sonucu edindiğini; ne var ki, miras bırakana zeminde 563 parsel sayılı taşınmaz gösterildiği halde, kendisine 678 parsel sayılı taşınmazın ihale ile satıldığını ve anılan bu 678 sayılı parselin de "genel mezarlık" niteliğinde bulunduğunu, böylece hataya maruz bırakıldığını ileri sürmek suretiyle 563 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler; mahkemece de, istek kabul edilerek 563 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına, davacıların murisi üzerindeki 678 sayılı parselin de sicil kaydının iptali ile davalı köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmiştir.

Bilindiği üzere; sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamıyacağı kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, Borçlar Kanununda esaslı hatanın tanımı yapılmamış, 24. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir.

Kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmiyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi, girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf, yönünden (Subjektif unsur), hemde iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının isbatlanması zorunludur.

Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri istiyebilir. Yeterki hatanın ileri sürülmesi Borçlar Kanununun 25. ve Medeni Kanunun 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kuralına aykırı olmasın. Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşme yapılırken hataya düşen tarafın kusurlu bulunması sözleşmenin iptaline engel değildir. Ne var ki, Borçlar Kanununun 26. maddesinde öngörüldüğü gibi hatayı bilmiyer veya bilecek durumda bulunmayan ve kusursuz olan karşı tarafın menfi, gerektiğinde müsbet zararının ödenmesi gerekir.

Öte yandan, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Hatanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde, sözleşmenin karşı tarafına yöneltilecek tek taraflı bir irade açıklaması ile bildirilebileceği gibi def'i veya dava yoluyla da kullanılabilir. Ayrıca hatanın varlığı her türlü delille isbat edilebilir.

Somut olaya gelince; bir kimsenin niteliği mezarlık olan bir taşınmazı tarım yapmak amacıyla satın alması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, taşınmazın sicil kaydında mezarlık yazmadığı, tarla yazdığı ve davacıların miras bırakanının da bu nitelikteki bir yeri satın almak istediği; ayrıca kendisine mezarlık niteliğindeki 678 parselin değil, zeminde tarla niteliğindeki 563 parsel sayılı taşınmazın gösterildiği ve bu şekilde taşınmazı edindiği dosya kapsamıyla sabittir.

Öyle ise, davacıların miras bırakanının gerçekten de hataya düşürüldüğünde kuşku yoktur.

Ne varki, mahkemece Borçlar Kanununun 31. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre bakımından herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmış değildir. Mahkemece, bu konuda bir soruşturma yapılmamıştır. Öte yandan, hataya düştüğünü belirten kişinin akdi feshetmesi halinde ancak, verdiğini geri alabileceği kuşkusuzdur. Buna göre, 563 sayılı parselin davalı köy tüzel kişiliği adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına davacıların murisi üzerindeki 678 sayılı parselin sicil kaydının da iptal edilmek suretiyle davalı köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca, davalının değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.04.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/1648, K. 2008/4318, 3 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1648
Karar No
2008/4318
Tarih
3 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1649 K.2008/5531
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/1649 K.2008/4176
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/1650 K.2008/4177
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1650 K.2008/5524
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1651 K.2008/5525
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1652 K.2008/5526

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.