KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/3365 E., 2008/5530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- KIRIKKALE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2007
- Numarası
- 2005/99-2007/171
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmazdaki 36 ve 37 nolu işyerlerinin kendisine ait olduğunu, davalının taşınmazdaki işyerlerini kendi yeri ile birleştirmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadığını, dava konusu işyerlerinin davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair karar Dairece “… dava konusu taşınmazda yanlar ile dava dışı kişilerin paydaş oldukları belirtilerek, taşınmazda fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının araştırılması, fiili kullanım biçimi oluşmamışsa uyuşmazlığın paylı mülkiyet hükümleri gözetilerek çözülmesi gerektiği gerekçesiyle …” bozulmuştur.
Bozmaya uyularak davanın kabulü ile davalının 5 parsel 36 ve 37 nolu bağımsız bölümlere elatmasının önlenmesine, ecrmisil isteğinin kabulüne fazla faiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ne varki, paydaşlar arasında uzun zamandan beri fiilen yaratılan bir kullanım tarzı bulunmadığı gibi, harici bir taksimin de yapılmadığı dosya kapsamı ile sabittir.Diğer taraftan, davacının kullanabileceği başkaca bir yer bulunmadığına göre davacı bakımından intifadan men koşulunun gerçekleştiği gözetilerek davacının payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mutlak olarak davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi ecrimisilin de davacının payı oranında hüküm altına alınması gerekeceğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/3365, K. 2008/5530, 1 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama