KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/3374 E., 2008/5531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- BOZYAZI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2007
- Numarası
- 2006/1-2007/72
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 2260 parsel sayılı taşınmazına davalılar tarafından bina inşa edilmek, sürülüp ekilmek suretiyle haksız olarak elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuşlardır.
Davalılardan K., yıkımı istenen evin babalarından kaldığını 2. katını kendisinin yaptırdığını kadastro esnasında bir yanlışlık varsa kusurunun olmadığını belirtmiş, diğer davalı . de davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalıların davacının paydaşı olduğu taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ev yaparak elattıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiştir.
Karar, davalı K.vekili ve davalı İ.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden, çekişme konusu 2260 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, davacı ile dava dışı kişilerin taşınmazda paydaş bulundukları, davalıların ise taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmamasına karşın davalı İbrahim’in taşkın, diğer davalı K.’in haksız inşaat yapmak suretiyle çekişmeli taşınmaza elattıkları mahkemece belirlenerek elatmalarının önlenmesine karar verilmiş bulunmasında bir isabetsizlik yoktur.Ancak, çekişme konusu taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine tabi olup dava dışı paydaşlar bulunmaktadır.
Davada elatmanın önlenmesi isteği yanında yıkım isteği de vardır. Hemen belirtilmelidir ki, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca mütemmim cüz niteliğinde bulunduğu, zeminin mülkiyetine tabi olacağı açıktır.
Buna göre, dava dışı paydaşların da yıkım istekli davada yer almaları zorunludur. Zira, aynı zamanda aralarında iddianın niteliğine göre zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Oysa, mahkemece bu hususun gözetilmemiş olmasının doğru olduğu söylenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/3374, K. 2008/5531, 1 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama