İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/3695 K.2008/8255

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2008/3695Karar2008/8255Tarih1 Temmuz 2008Okuma8 dk · 1.511 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/3695 E., 2008/8255 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2008
Mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
31/12/2007
Numarası
2006/17-2007/489
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.511 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacılar, ortak miras bırakanın kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak 501 ada 5 parsel sayılı, üzerinde 6 katlı bina bulunan taşınmazını son eşi olan davalı N.'ye 20.12.2004 tarihinde ve ölünceye kadar bakma akdi ile; 500 ada 13 parsel sayılı taşınmazının çıplak mülkiyetini ise anılan davalıdan olma 1998 doğumlu kızı N.'a 23.1.2004 tarihinde ve hibe suretiyle temlik ettiğini, ayrıca arabasını davalı eşine satış şeklinde devrettiğini, davalı N.'nin muristen aldığı vekaletle, miras bırakanın rızası dışında H. ilinde bulunan taşınmazlarını sattığını, halen muris ile davalının ortak hesaplarındaki parada da miras haklarının bulunduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, trafik kaydının iptal ve tescili, olmazsa alacak isteklerinde bulunmuşlardır.

Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, işlemlerin geçerli olup, muvazaa ile illetli bulunmadığını, 5.500.-YTL üzerindeki alacak taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek, dava ve birleşen davaların reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek dava ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.7.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat M. Ü. ile temyiz edilen vs. vekili Avukat K. G. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava ve birleşen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, aracın trafik kaydının iptal ve tescili ile alacak isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların miras bırakanı M.N.ın maliki olduğu 501 ada 5 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalı eşi Nye yapmış olduğu temlikin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu mahkemece yapılan araştırma ve incelemeyle saptanarak davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davalıların temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Ancak, miras bırakanın 500 ada 13 parsel sayılı taşınmazını 23.1.2004 tarihinde ve hibe suretiyle davalı kızı N. N.'a temlik ettiği kayden sabit olup, davacılar anılan bu işlemin de muvazaa ile illetli olduğunu ileri sürmüşler, mahkemece de istek kabul edilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; bağış geçerli akitlerden olup, koşullarının varlığı halinde tenkis hükümlerine tabidir. Davacıların ise bu konuda bir istekleri bulunmamaktadır. Böylesine bir temliki işlemde 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı da tartışmasızdır.

O halde, anılan 13 sayılı parsel bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

Diğer taraftan, davacıların araba satışı ile ilgili temlikin de muvazaalı olduğuna dair iddialarına gelince;

Bilindiği üzere; araba menkul mal hükmündedir. Borçlar Kanunun 211.maddesinde ifade edildiği üzere, satışa konu edilen menkul malın karşı tarafa teslimi ile mülkiyet geçer. Oysa, Borçlar Kanununun 18.maddesi gereğince ve iddianın içeriğine göre; çekişmenin giderilmesinde gözetilmesi gereken 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, ancak miras bırakanın üzerindeki tapuda kayıtlı olan taşınmazlarını temliki halinde uygulanması gerekeceğinde kuşku yoktur.

Başka bir ifadeyle, aracın menkul mal olduğu ve miras bırakanın tapulu malı sayılmayacağı açıktır. Anılan işlem muris muvazaasına konu edilemeyeceğine göre bu işlemden kaynaklanan bedele hükmedilmesinin de doğru olduğu söylenemez. Buna göre, araba ve bundan kaynaklanan bedel konusundaki davanın kabul edilmiş olması da isabetli değildir.

Öte yandan, miras bırakanın kayden maliki olduğu H.Y. A.K. kain 298 sayılı parseli ile 300 parsel sayılı taşınmazdaki 10/18 payının, miras bırakanın sağlığında satılarak satış bedelinin 12.000.-YTL kısmının davalı N.ile miras bırakan M.in T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Bornova Özel İşlem Merkezindeki ortak hesaplarına yatırıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Yine, dava konusu edilen ve miras bırakana ait olduğu ileri sürülen 7.000.-YTL' nin de aynı ortak hesapta bulunduğu açıktır.

Davacılar, anılan ortak hesaptaki dava konusu ettikleri alacaklarının tamamının murise ait olduğunu ileri sürmüşlerse de, var olan hesap miras bırakan ile davalı N.'nin ortak hesabı olduğuna göre, orada bulunan meblağa ortak hesap sahiplerinin, yarı yarıya sahip olduklarının kabulü gerekir. Esasen, yargısal uygulamalar da bu yöndedir.

Oysa, mahkemece hesapta bulunan paranın tümünün miras bırakana ait olduğu kabul edilmek suretiyle davacıların alacak istemlerinin miras payları oranında kabulünün doğru olduğu söylenemez. Ortak hesapta bulunan meblağın yarısının miras bırakana ait olduğu gözetildiğinde, bu yarı paydan davacıların miras payı oranında belirleme yapılarak bulunacak meblağ yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.

Buna göre de; mahkemece bu konuda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması da isabetsizdir.

Öyle ise, davalıların değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasınaTaraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacılar, ortak miras bırakanın kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak 501 ada 5 parsel sayılı, üzerinde 6 katlı bina bulunan taşınmazını son eşi olan davalı N.'ye 20.12.2004 tarihinde ve ölünceye kadar bakma akdi ile; 500 ada 13 parsel sayılı taşınmazının çıplak mülkiyetini ise anılan davalıdan olma 1998 doğumlu kızı N.'a 23.1.2004 tarihinde ve hibe suretiyle temlik ettiğini, ayrıca arabasını davalı eşine satış şeklinde devrettiğini, davalı N.'nin muristen aldığı vekaletle, miras bırakanın rızası dışında H. ilinde bulunan taşınmazlarını sattığını, halen muris ile davalının ortak hesaplarındaki parada da miras haklarının bulunduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, trafik kaydının iptal ve tescili, olmazsa alacak isteklerinde bulunmuşlardır.

Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, işlemlerin geçerli olup, muvazaa ile illetli bulunmadığını, 5.500.-YTL üzerindeki alacak taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek, dava ve birleşen davaların reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek dava ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.7.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat M. Ü. ile temyiz edilen vs. vekili Avukat K. G. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava ve birleşen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, aracın trafik kaydının iptal ve tescili ile alacak isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların miras bırakanı M.N.ın maliki olduğu 501 ada 5 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalı eşi Nye yapmış olduğu temlikin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu mahkemece yapılan araştırma ve incelemeyle saptanarak davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davalıların temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Ancak, miras bırakanın 500 ada 13 parsel sayılı taşınmazını 23.1.2004 tarihinde ve hibe suretiyle davalı kızı N. N.'a temlik ettiği kayden sabit olup, davacılar anılan bu işlemin de muvazaa ile illetli olduğunu ileri sürmüşler, mahkemece de istek kabul edilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; bağış geçerli akitlerden olup, koşullarının varlığı halinde tenkis hükümlerine tabidir. Davacıların ise bu konuda bir istekleri bulunmamaktadır. Böylesine bir temliki işlemde 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı da tartışmasızdır.

O halde, anılan 13 sayılı parsel bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

Diğer taraftan, davacıların araba satışı ile ilgili temlikin de muvazaalı olduğuna dair iddialarına gelince;

Bilindiği üzere; araba menkul mal hükmündedir. Borçlar Kanunun 211.maddesinde ifade edildiği üzere, satışa konu edilen menkul malın karşı tarafa teslimi ile mülkiyet geçer. Oysa, Borçlar Kanununun 18.maddesi gereğince ve iddianın içeriğine göre; çekişmenin giderilmesinde gözetilmesi gereken 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, ancak miras bırakanın üzerindeki tapuda kayıtlı olan taşınmazlarını temliki halinde uygulanması gerekeceğinde kuşku yoktur.

Başka bir ifadeyle, aracın menkul mal olduğu ve miras bırakanın tapulu malı sayılmayacağı açıktır. Anılan işlem muris muvazaasına konu edilemeyeceğine göre bu işlemden kaynaklanan bedele hükmedilmesinin de doğru olduğu söylenemez. Buna göre, araba ve bundan kaynaklanan bedel konusundaki davanın kabul edilmiş olması da isabetli değildir.

Öte yandan, miras bırakanın kayden maliki olduğu H.Y. A.K. kain 298 sayılı parseli ile 300 parsel sayılı taşınmazdaki 10/18 payının, miras bırakanın sağlığında satılarak satış bedelinin 12.000.-YTL kısmının davalı N.ile miras bırakan M.in T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Bornova Özel İşlem Merkezindeki ortak hesaplarına yatırıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Yine, dava konusu edilen ve miras bırakana ait olduğu ileri sürülen 7.000.-YTL' nin de aynı ortak hesapta bulunduğu açıktır.

Davacılar, anılan ortak hesaptaki dava konusu ettikleri alacaklarının tamamının murise ait olduğunu ileri sürmüşlerse de, var olan hesap miras bırakan ile davalı N.'nin ortak hesabı olduğuna göre, orada bulunan meblağa ortak hesap sahiplerinin, yarı yarıya sahip olduklarının kabulü gerekir. Esasen, yargısal uygulamalar da bu yöndedir.

Oysa, mahkemece hesapta bulunan paranın tümünün miras bırakana ait olduğu kabul edilmek suretiyle davacıların alacak istemlerinin miras payları oranında kabulünün doğru olduğu söylenemez. Ortak hesapta bulunan meblağın yarısının miras bırakana ait olduğu gözetildiğinde, bu yarı paydan davacıların miras payı oranında belirleme yapılarak bulunacak meblağ yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.

Buna göre de; mahkemece bu konuda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması da isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Öyle ise, davalıların değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 1.7.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/3695, K. 2008/8255, 1 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -karar-
  4. -karar-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/3695
Karar No
2008/8255
Tarih
1 Temmuz 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/3696 K.2008/4127
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/3700 K.2008/9963
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/3703 K.2008/4448
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/3703 K.2008/8254
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/3704 K.2008/4445
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/3705 K.2008/4837

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.