İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/4138 K.2008/6554

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2008/4138Karar2008/6554Tarih28 Mayıs 2008Okuma5 dk · 912 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/4138 E., 2008/6554 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2008
Mahkemesi
BİLECİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
07/02/2008
Numarası
2007/730-2008/118
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

912 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, 283 ada 153 parsel sayılı taşınmazın 5283 sayılı yasa uyarınca resen hazine adına tescil edildiğini,devir için yasal koşulların bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile kurum adına tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, 5283 Sayılı Yasa uyarınca yapılan tescilin doğru olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.

Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “... yolsuz tescil iddiasına dayalı istek konusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması” gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı adına oluşturulan tescilin yolsuz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, tapu iptali-tescil elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli 283 ada 153 parsel sayılı 26.299 m2 miktarlı taşınmaz SSK Genel Müdürlüğüne aitken 5283 Sayılı Yasa uyarınca 26.9.2006 tarihinde re'sen Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, 19.1.2005 gün ve 25705 sayılı mükerrer resmi gazetede yayınlanan "bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesine" ilişkin 5283 Sayılı Yasanın amaç ve kapsamını belirlemede zorunluluk bulunduğu kuşkusuzdur.

Anılan yasanın "tanımlar" başlıklı 3/d maddesi, "kurum tabiplikleri hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına ait hastane, dispanser, sağlık merkezi veya istasyonu ile her ne ad altında olursa olsun insan sağlığı ile ilgili hizmet sunan tüm birimleri sağlık birimi olarak tanımlamış; yasanın 4.maddesi; "kamu kurum ve kuruluşlarına ait tüm sağlık birimleri; bunlara ait her türlü görev, hak ve yükümlülükler, taşınırlar ve taşınmazlarla birlikte Sosyal Sigortalar Kurumuna ait olanları bedeli karşılığı, diğerleri bedelsiz olarak aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde bakanlığa devredilir" hükmünü düzenlenmiş.

4/b-1. maddesi, "devirlerin kurulacak komisyonlar aracılığı ile yapılacağını ve komisyonların nasıl kurulduğunu belirlemiş. 4/e maddesinde ise; "devredilen sağlık birimleri, kamu komisyonlarınca tespit edilecek kısımları gerektiğinde infaz edilerek veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurularak Bakanlığa devredilir. Bu kısımların tespitinde. Sosyal Sigortalar Kurumunun ihtiyacı, hizmetin etkin ve verimli sunulması ve geleceğe yönelik kapasite ihtiyacı gözönünde bulundurulur.

Binaların bir kısmında hizmet sunulan sağlık birimlerinin devrinde komisyonlarca,

devrin tanışır, taşıtlar ve personelle sınırlı tutulmasına da karar verilebilir." 4/1 maddesinde de; "bu kanunla Bakanlığa devredilen sağlık birimlerine ait taşınmazların mülkiyeti tapuda re'sen Hazine adına tescil edildikten sonra bu taşınmazlar Sağlık Bakanlığına tahsis edilmiş sayılır" biçiminde düzenlemeye yer verilmiştir.

Tüm bu hükümler ışığında Yasanın 4.maddesinde kastedilen taşınmazınların "fiilen sağlık hizmeti veren taşınmazlar olduğu" sonucuna varılmaktadır.

Nitekim, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü yazılarında da, devredilmesi gereken taşınmazların fiilen sağlık hizmeti verilen taşınmazlar olduğu vurgulanmıştır.

Somut olayda, dava konusu taşınmazın 20.000 m2 lik bölümünün bahçe olduğu, üzerinde zemin +3 katlı, zemin katı dispanser, diğer katları SSK hizmet binası, üst katı yemekhane olarak kullanılan 2816 m2 oturma alanlı ana bina, 25 m2 oturma alanlı bekçi kulübesi, 468 m2 alanlı kalorifer kazan dairesi, 171 m2 alanlı garaj olarak kullanılan binaların bulunduğu tespit tutanakları ile bellidir.

5283 Sayılı Yasanın 4/e maddesine göre devri gereken bölümlerin ifrazının mümkün olması halinde ifraz edilerek sadece bu bölümün mülkiyetinin devredileceği,yok eğer ifraz mümkün değil ise, kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurularak devrin yapılacağı kuşkusuzdur. Dava konusu taşınmazdaki yapıda bağımsız bölüm ve katlar yer almakla beraber kat irtifakı ve kat mülkiyetinin kurulmadığı sabittir.

Öte yandan, 3194 Sayılı Yasanın 16.maddesi hükmü belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhit veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkinini belediye encümeninin, şayet taşınmaz belediye veya mücavir alan sınırları dışında ise bu takdirde de; İl İdare Kurullarının onayına bağlı tutmuştur. Başka bir anlatımla, sayılan hallerde yasal bir işlemin varlığının kabul edilebilmesi açısından mutlaka encümen kararına dayalı olması gerekeceği tartışmasızdır.

Ayrıca, Türk Medeni Kanununun 719. maddesi taşınmazların yatay mülkiyet kapsamını belirlerken 718.maddesi hükmü ile de dikey mülkiyet kapsamını belirlemiştir. Diğer yandan, 684.maddesi ile de; zemine malik olan kimsenin onun mütemmim cüzüne de malik olacağını öngörmüştür.

Bu düzenlemelere göre; arz üzerindeki ana taşınmaz bakımından 634 Sayılı Yasa hükümlerinin öngördüğü kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulmadıkça taşınmaz üzerindeki binanın müstakil katları ve bölümleri yönünden müstakil mülkiyet oluşturulmasına yasal olanak yoktur. Çünkü, Türk Medeni Yasası zemin bir kimseye aitken üzerindeki yapının başkasına ait olması şeklinde çifte mülkiyete cevaz vermemiştir.

O halde, ifrazın yatay mülkiyet halinin söz konusu olduğu hallerde araştırılması, aksi taktirde ifrazın olanaklı olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı açıktır. Bir başka hususta, kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmasını isteme hakkı mutlaka taşınmaz malikine, paydaşına ya da onların yasal temsilcilerine aittir. Bir başka ifade ile taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmayanın ya da temscilci olmayanın bu hakkı kullanmasına yasal olanak yoktur.

Bu durumda, yanlar arasındaki çekişmenin, taşınmazda fiilen sağlık hizmeti veren bölümler belirlendikten sonra davacı taşınmazda paydaş kılınmak suretiyle çözüme kavuşturulacağında, kat mülkiyeti ya da kat irtifakına geçme isteğinin de davacının taşınmazda malik olması (paydaş kılınması) ile mümkün hale geleceğine şüphe yoktur. Ne varki, mahkemece tüm bu konularda hükme yeterli bir araştırma yapılmış değildir.

Hal böyle olunca, yerinde keşif yapılarak, taşınmaz üzerindeki binaların konumlarının bahçe olarak kullanılan bölümün ifrazının mümkün olup, olmadığının, binadaki hangi bölümde fiilen sağlık hizmeti verildiğinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bu saptama doğrultusunda yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması,

taşınmazın yasa gereğince devrinin mümkün olmadığı belirlenen bölümlerin ana taşınmazın yüzölçümüne oranlanarak bulunacak miktar dahilinde davacı idare taşınmazda paydaş kılınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek ve bozmaya yanlış anlam verilerek iptal isteğinin tümden kabul edilmesi doğru değildir.Davacıların, temyiz itirazları yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.5.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/4138, K. 2008/6554, 28 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/4138
Karar No
2008/6554
Tarih
28 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/4139 K.2008/5973
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/4139 K.2008/7698
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/4140 K.2008/5930
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/4140 K.2008/5972
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/4140 K.2008/7709
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/4140 K.2008/7542

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.