KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/5493 E., 2008/7370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2008
- Mahkemesi
- URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/07/2006
- Numarası
- 2002/293-2006/377
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,.....Evler Sitesinin her parsel üzerinde bir blok olmak üzere 1876, 1877, 1878 nolu parseller üzerine kurulu olduğunu, sitenin ortak kullanımına tahsis edilen yüzme havuzu ve artezyen kuyusundan çıkan suyun davalıların sahibi oldukları 1876 nolu parsel içerisinde kaldığını, bu nedenle davalıların diğer blok sakinlerinin kullanmasına engel olduklarını ayrıca, 1876 nolu parselde bulunan foseptik çukurunun taşması nedeniyle sağlığa zarar verdiğini ileri sürerek, muarazanın önlenmesi, foseptik çukurunun sağlıklı olarak kullanılması için gerekli önlenmelerin alınması, yüzme havuzu ve suyun 3 bloktan oluşan sitenin ortak kullanımına tahsis edildiğinin tapuya şerh verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve yüzme havuzu ile suyun sitenin ortak kullanımına aidiyetinin tapuya şerh verilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; davanın, A..Evler Sitesi B Blok Yönetimi adına M.D.L.tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Apartman veya site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmadığından yasal olarak dava açması olanaksız ise de somut olayda, yönetim adına dava açan davacı M.D.r L.'ın aynı zamanda kat irtifakı kurulu taşınmazda paydaş olduğu gözetildiğinde Türk Medeni Kanununun 683. vs. maddeleri uyarınca elatmanın önlenmesi davası açabileceği kuşkusuzdur.
Ancak, yönetim adına dava açan M.D.r L.'ın yargılama sırasında taşınmazdaki yargılama sırasındaki taşınmazdaki payını dava dışı üçüncü kişiye devrettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi, tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın doğal sonucudur. Usul hukukumuzda ayrık durumlar dışında da dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiştir. (HUMK. 186.)
Somut olayda, yönetim adına dava açan ve çekişme konusu taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacı M.D.L.'ın bağımsız bölümünü satarak dava dışı üçüncü kişiye devretmesi nedeniyle davayı takipte hukuki yararı kalmamıştır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre; davanın devamı sırasında davacının dava konusu şey ya da hakkı devretmesi durumunda yeni malikin davalının izin ya da muvafakatına ihtiyaç kalmaksızın önceki malikin yerine geçip, davayı kaldığı yerden sürdürebileceği onun hak ve yetkilerini kullanabileceği kabul edilmelidir.
Bununla birlikte, somut olayda, taşınmazı devralan kişi davaya devam yönünde bir irade bildiriminde bulunmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/5493, K. 2008/7370, 11 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama