KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/7895 E., 2008/10278 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2008
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan 1915 doğumlu ...'ın 1978 yılında öldüğünü, 1421 ada 3 parsel sayılı taşınmazda 1/8 payı bulunduğunu, ilk tesis tapu kaydında soy isminin yanlışlıkla ... olarak yazıldığını, 1932 doğumlu 12.1.1998 tarihinde mirasçısı olmadan ölen ... sanılarak anılan payın Hazine adına yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek davalı adına olan kaydın iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davada taraf sıfatı bulunmayan ...'nin alacağını temlik alan ...'ın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, temlik alan davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 22.1.2008 tarihli temliknamede alacak temlik edilen ...’ın davada sıfatının bulunmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, davacı vekili ...’nin yukarıda söz edilen temlikname ile belirli bir alacağını ...’e temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bunun sonucu olarak taşınmaz mülkiyetinin devri öngörülmediği, bu nedenle temlik alan ...’in yasal açıdan bir sıfatının bulunmadığı açıktır.
Ancak, dava... tarafından vekili ... aracılığı ile atanan vekil tarafından açılmıştır. Eldeki ayın davası yönünden herhangi bir devir, temlik veya feragat söz konusu değildir. Anılan davanın yöntemine uygun biçimde takip edilip edilmemesi HUMK. nun 409. maddesinin uygulanması açısından önemlidir.
Hal böyle olunca,davacı Şöhret tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının incelenmesi, koşullarının varlığı halinde HUMK nun 409. maddesinin gözetilmesi gerekirken, anılan ilkeler gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/7895, K. 2008/10278, 15 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama