KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/9286 E., 2008/11423 K.·Aktif Dava Ehliyeti Elatmanın Önlenmesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2008
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 683 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 31231 ada 7 parsel sayılı taşınmazına ve taşınmazdaki caminin minaresine davalıların kendi aralarında yaptıkları sözleşme gereğince baz istasyonu kurulduğunu, sözleşmenin tarafı olamadığını ve kendisini bağlamayacağını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle da-vanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, mülkiyeti kendisine ait 31231 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ve taşınmazdaki camiye baz istasyonu kuran davalıların elatmasının önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, sıfat yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının çekişmeli taşınmazın kayıt maliki olduğu, dava dışı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın davalı D... ve S... H... Vakfına verdiği yetkiyle, anılan vakfın T... Mobil Telekomünikasyon Hiz-metleri A.Ş. ile baz istasyonu kurulması konusunda kira sözleşmesi yaptığı, davacının anılan sözleşmede yer almadığı gibi bir muvafakatinin de bulun-madığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, Medeni Kanun'un 683. maddesi uyarınca, "bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi... tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı... her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir".
Olaya bu açıdan bakıldığında, davacının mülkiyet hakkı sahibi olarak, dava açmakta hukuksal yararının bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle, dava açma sıfatına sahip olduğu da kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/9286, K. 2008/11423, 10 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama