KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/937 E., 2008/3355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- BURSA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/11/2007
- Numarası
- 2006/47-2007/473
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan anneleri F..T..nın 2311 ada 105 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak öncelikle dava dışı olan davalının kayınvalidesi Ş.. Y..’ya , onunda davalıya temlik ettiğini, davalının üvey kardeşi olup murisi kandırdığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescilini istemiş, yargılama sırasında; öncelikle tapu kaydının iptaliyle payı oranında adına tescil, olmazsa tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacıya miras payı olarak ödeme yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu taşınmazdaki binanın zemin üstü katlarının davalı tarafça inşa edildiği ve davacıya tapuda pay verilmesinin sorun olacağından bedele hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı F..'nin maliki olduğu 2311 ada 105 parsel sayılı taşınmazı aracı kullanmak suretiyle davalıya temlik edilme işleminin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun davalınında Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinin koruyuculuğunda bulunmadığının mahkemece kabul edilmiş olması dosya kapsamı karşısında doğrudur.
O halde iptal ve tescil isteği gözetilmek suretiyle buna ilişkin hüküm kurulması gerekeceğide tartışmasızdır.
Oysa taşınmaz üzerindeki binanın bazı bölümlerinin davalı tarafından yapıldığı dile getirtilerek tazminata hükmedilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez.Esasen taşınmaz üzerine davalının yaptığı bildirilen bina, inşa eden davalı bakımından kişisel hak sağlar.Bunun ise açılacak ortaklığın giderilmesi davasında gözetilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/937, K. 2008/3355, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama