İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/9704 K.2009/543

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2008/9704Karar2009/543Tarih20 Ocak 2009Okuma5 dk · 918 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2008/9704 E., 2009/543 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı İdare, davalılar miras bırakanına tahsis edilen 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine belirlenen sürede yapı yapılmadığını, 775 Sayılı Yasa ve uygulama yönetmeliklerindeki koşulların yerine getirilmediğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, mücbir sebeplerden dolayı zamanında bina yapılamadığını, ödedikleri arsa bedelinin taraflarına iadesinin gerektiğini belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalıların 775 Sayılı Yasanın 27.maddesinin koşullarının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.01.2009 Salı günü saat 9.45 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi B.... D........ K..'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 3189 ada 6 parsel sayılı taşınmaz İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı iken Belediyece davalıların miras bırakanı Müslüm'e tahsis edildiği ve onun 05.07.1984 tarihinde ölümü nedeniyle 09.11.1989 tarihinde 775 Sayılı Yasanın 25 ve 27.maddeleri hükümleri gereğince bedeli karşılığı tahsisen temlik edilerek mirasçıları adına paylı mülkiyet üzere sicil kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davacı Belediye davalıların temlik edilen çekişme konusu taşınmaza yasaca öngörülen süre içerisinde yapılanmadıkları nedeniyle murisleri Müslüm'e yapılan tahsisin iptal edildiğini ve sicilin dayanaksız hale geldiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulü cihetine gidilmiştir.

Gerçekten de, çekişme konusu taşınmazın 775 Sayılı Yasanın 25.maddesi uyarınca satış suretiyle temlik edildiği ve idarenin belirlediği ödeme planı çerçevesinde bedelinin ödendiği, ancak aynı yasanın 27.maddesinde öngörülen süre içinde (1 yıl) kendisine tahsis yapılan Müslüm'ün ve onun ölümüyle de mirasçılarının konut yapmaya başlamadıkları ve aynı yasanın 32.maddesi hükmü hilafına önceden tespit edilen plana göre 2 yıl içinde yapının nüve kısmınında bitirilmediği dosya kapsamıyla sabit ise de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emlak, İstimlak Daire Başkanlığı Mesken Gecekondu İşleri Müdürlüğünün tahkikat raporunda taşınmaz üzerinde bina bulunduğu bildirilmiş, keza keşif tarihine göre 8-10 yıllık binanın varlığı mahkemece de keşfen saptanmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, 30.07.1966 tarihinde yayımlanmasıyla yürürlüğe konulan ve bazı hükümlerinin iptal ve değişikliğe uğramasından sonra halen varlığını sürdüren 775 Sayılı Gecekondu Kanunu düzenlemeleri ile genel gerekçesinde de açıklandığı üzere dar gelirli ve konutsuz yurtdaşların ucuz konut sahibi olmalarının sağlanması ve gecekondulaşma eğilimlerinin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

Esasen, Anayasanın 2.maddesinde yeralan ve değişmesi dahi teklif edilemeyen (An.Y.md.4.) sosyal devlet olmanın gereğide budur.

Kaldı ki, Devletin temel amaç ve görevlerini belirleyen Anayasanın 5.maddesi aynen "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." hükmünü amir bulunmaktadır.

O halde, Hukuk Genel Kurulunun 25.11.1981 tarih ve 1980/1-2059 esas ve 1981/764 sayılı kararında değinildiği üzere "...Devlet bir ülkede yaşayan insan topluluğunun yalnız en az güçlü değil, aynı zamanda sözüne ve tasarruflarına en çok güvenilen varlığı olmalıdır. Devlet tasarruflarının yasalara uygunluğu kadar istikrarlı ve tutarlı olmasıda gereklidir. Devlet yeri geldiğinde yüceliğinin şan ve şerefinin gerektirdiği ölçüde semahat ve atıfet göstermekten geri kalmamalıdır.

Bazı hallerde Devletin saygınlığı ve itibarı maddi hesaplardan üstün tutulmalı, ölçülü bir hoşgörü ve atıfet sınırlarını aşmamak kaydıyla Devlet verdiğini geri almaktan vazgeçebilmelidir.

Zira bir ülkenin ve toplumun en "büyüğü" olmak bazan maddi değerlerin üstüne ve dışına çıkmayı zorunlu kılabilir.Tasarruf yanlış ise, Devlet yapılan yanlışlığı kısa zamanda düzeltmeli, düzeltme yolunu tutmadığı ve yanlışlığı sürdürdüğü hallerde bunun faturasını bir kişiye, yurtdaşa ödetmeye kalkışmamalıdır." işte böylesi bir devletten ancak sosyal Devlet olarak bahsedilebilir. Öte yandan, davacı idarenin Devletin bir rüknü olduğu tartışmasızdır.

O halde, bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, taşınmaz 1984 yılında, davalıların miras bırakanına tahsis edilmiş ve 1989 tarihinde de mirasçıları adına sicil kaydı oluşturulmuş ve bedeli idareye ödenerek buna istinaden davalılar taşınmaz üzerine bina yapmışlar ve dava tarihine kadarda burada gerek gelirlerinden istifadeyle ve gerekse tasarruf etmek suretiyle hayatlarını sürdüre gelmişler, taşınmazın maliki olarak bir başka ifadeyle mülkiyetine sahip oldukları inancı ve vatandaş bilinciyle yıllarca vergilerini devlete ödemişlerdir.

Ayrıca belirtilmelidir ki, Anayasanın 90/5.maddesiyle iç hukukun üstünde olduğu Devletimizce kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri gereğince mülkiyet hakkı kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa Md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1) Türk Medeni Yasasının 683. Maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava konusu edebileceği hüküm altına alınmıştır.

Öyleyse, bütün bu değinilen hususlardan sonra idarenin taşınmaz üzerine temlikle amaçlanan bina yapma olgusu gerçekleştirildiği ve 20 yıl süreyle sicile bağlı (mülkiyet hakkı sahibi) olarak taşınmaz tasarruf edildiği, öte yandan taşınmazın temlik bedelinin 10 yıl gibi uzunca bir süreye yaymak suretiyle tahsili cihetine giden idarenin bu süre içerisinde binanın yapılmadığını, basit bir araştırma ile tespit edebileceği halde, sırf öngörülen sürede bina yapma koşulunun gerçekleştirilmediğinin ileri sürülerek 20 yıl sonra taşınmazın tapusunun iptalini ve idare adına tescilini istemenin Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde anlamını bulan objektif iyi niyet kuralları ile bağdaştığı söylenemeyeceği gibi kabul de edilemez.

Nitekim, temyizen incelemesi daireden geçen Eyüp ve Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince aynı gerekçeyle ittihaz edilen kararlar dairece benimsenerek istikrar kazanmıştır.

Öyleyse, aynı nitelikteki eldeki davanın da reddine karar verilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

O halde, davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/9704, K. 2009/543, 20 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9704
Karar No
2009/543
Tarih
20 Ocak 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/9705 K.2008/8732
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9709 K.2009/603
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/9717 K.2009/403
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9719 K.2009/710
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9722 K.2009/415
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9723 K.2009/592

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.