KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2008/9705 E., 2008/11671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2008
- Mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2008
- Numarası
- 2006/361-2008/174
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar,23311 ada 2 nolu imar parselinin paydaşı olduklarını, davalının evinin imar uygulaması sonucu 2 nolu parsele tecavüzlü hale geldiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım istemişlerdir.
Davalı, tecacvüzlü durumun İmar Kanunu 18. maddesi uygulaması sonucu meydana geldiğini, yapının bedeli ödenmeden yıkım ve elatmanın önlenmesine karar verilemeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davalıya ait binanın imar düzenlemesi sonunda davacılara ait arsaya tecavüzlü hale geldiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.Dava ve birleşen dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalıya ait binanın bir kısmının davacılara ait 23311 ada 2 nolu imar parseline taşkın olduğu mahkemece belirlenmek ve taşkınlığın imar uygulaması sonucu meydana geldiği gözetilmek suretiyle kaim bedel karşılığı davalının elatmasının önlenmesine ve yıkıma karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, taşkın olan ve davacı parselinde kalan yapının yıkılması davalı parseli üzerinde kalan kısmı kullanılmaz hale getirip onun da yıkımını gerektiriyorsa tüm yapının kaim bedelinin davalıya ödenmesi suretiyle elatmanın önlenmesine karar verileceği kuşkusuzdur.
Oysa, mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmış değildir Hal böyle olunca, taşkın kısmın yıkımının binanın tamamının yıkılmasını gerektirip gerektirmediği yönünde bilirkişiler aracılığı ile gerekli araştırma ve incelemenin yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2008/9705, K. 2008/11671, 12 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama