KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/10007 E., 2009/12155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- ERUH ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/10/2008
- Numarası
- 2007/46-2008/147
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 131 ada 63 parsel sayılı taşınmazına davalının kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazı, davacı abisinden 24.5.2006 tarihli harici satış suretiyle satın aldığını ve satış bedeli olarak da üç adet bono verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıya ait 131 ada 63 parsel üzerinde bulunan kargir ev ve bahçesine haksız şekilde müdahale ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu ve taşınmazı davalının kullandığı anlaşılmaktadır.
Davalı, dava konusu taşınmazı davacıdan haricen aralarında düzenledikleri belge gereğince satın aldığını ve kötüniyetli olmadığını savunmuştur.
Gerçekten de, taşınmazın haricen davalıya satıldığı taraflar arasında çekişmeli değildir.
Hemen belirtilmelidir ki, kötüniyetli zilyedin taşınmazı kullanmasından dolayı taşınmaz malikine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatı, ecrimisildir.
Oysa, somut olayda, davalının çekişmeli taşınmazı kullanım sebebinin, önceden muvafakata bilahare haricen satın almaya dayalı olduğu gözetildiğinde, davalının kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceği açıktır.Öte yandan, gayrımenkullerin alım ve satımları Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanunun 213, 2644 Sayılı Tapu Kanununun 26.maddesi hükmü uyarınca resmi şekle tabi olup, 3402 Sayılı Yasanın 13/B-b hükmü ile öngörülen istisna hariç resmi şekilde yapılmayan temliklere hukuken değer verilemez ise de, harici satış sahibine semenden kaynaklanan kişisel hak sağlar. Anılan kişisel hakkında hapis hakkı olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, 1940 tarih 2/77 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davalının davacıdan harici satıştan kaynaklanan bir alacağı varsa, bunun tespiti ile belirlenecek meblağ üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne ve ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/10007, K. 2009/12155, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama