KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/10858 E., 2009/12424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2009
- Mahkemesi
- BEYOĞLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 16/06/2009
- Numarası
- 2007/578-2009/207
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 9 nolu parseli satın aldıktan sonra tahliye için davalıya ihtarname gönderdiğini, ancak davalının 5 nolu daireyi haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, ayrıca imar mevzuatına ve binanın planına aykırı olarak ortak alan olan merdivene demir kapı ile terasa camlı bölme yaptığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini, demir kapı ve camlı bölmenin yıkımı ile eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, görev yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının geçerli bir kira sözleşmesine göre tasarrufta bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davacıya ait çekişme konusu kargir apartman nitelikli 9 parsel sayılı taşınmazın, öncesinde paylı mülkiyet olarak dava dışı üç kişi adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, önceki paydaşlardan satın aldığı kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmamış olan taşınmazın 5 nolu bölümüne ve ortak alana davalının haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise önceki paydaşlardan 1/4 pay sahibi A..G..ile yapılmış adi yazılı kira sözleşmesine dayanarak çekişmeli bölümleri kullandığım savunmuştur.
Bilindiği üzere.
Türk Medeni Kanunun 691. maddesi, paylı mülkiyette mühim olan idari tasarrufların hüküm ifade edebilmesini,pay ve paydaş çoğunluğu ile gerçekleştirilmiş olması koşuluna bağlamıştır.27.11.1946 tarih 28/15 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının ilk bendinde ifade edildiği üzere müşterek mülkün kiraya verilmesi önemli idari tasarruflardandır.Değinilen yasal düzenleme ve yargısal uygulamaya göre pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmayan kira sözleşmelerine geçerlilik tanımak olanağı yoktur.
Kira sözleşmesinde yer almayan paydaş ya da paydaşların Borçlar Kanununun 248. maddesinde yazılı olan ve kiranın esaslı unsurunu teşkil eden bedelden paylarına düşen miktarı sonradan aldıklarının anlaşılması durumunda anılan kanunun 38. maddesi uyarınca sözleşmeye icazetin gerçekleşebileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/10858, K. 2009/12424, 26 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama