KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/11085 E., 2009/11925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2009
- Mahkemesi
- KARTAL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/12/2008
- Numarası
- 2006/395-2008/480
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalılardan H.T..’ın kendisinden 60.000.-YTL borç para aldığını ve borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibinde bulunarak takip sonucu alacağını tahsil edemediğinden aciz belgesi verildiğini, davalıların müşterek murisi H..’ın oğlu olan H.. hakkındaki davanın aleyhe biteceğini bildiğinden 630 ada 86 nolu parseldeki kat irtifakı kurulu dairelerindeki paylarını davalılar A., Ö.. ve M..’e, 630 ada 87 nolu parseldeki payını da davalı A..’a muvazaalı olarak devrettiğini, anılan muvazaalı devirlerden sonra H..’ın vefat ettiğini ileri sürerek,
tasarrufun iptaline olmazsa muvazaa nedeniyle davalı H..’in payına tekabül eden hissenin iptali ile H.. adına tescilini istemiş, yargılama sırasında ıslah ile tasarrufun iptaline ilişkin davayı takip etmediğini, ancak öncelikle muris muvazaası nedeniyle iptal ve tescile olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın tenkis isteği yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Davacı, 01.08.2006 tarihli dilekçesi ile davalılar murisi H..'ın davalılardan H..'in borcu nedeniyle ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla çekişmeli taşınmazlardaki paylarını davalı Hüsamettin dışındaki diğer davalılara devrettiğini ileri sürerek tasarrufun iptali ve muvazaa nedenine dayanarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, 10.06.2007 tarihli dilekçede ise, tasarrufun iptali isteğini takipsiz bıraktığını belirterek, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil; olmazsa tenkis isteminde bulunduğunu açıklamıştır.
Bilindiği üzere, HUMK'nun 87/son maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilerek müddeabihin arttırılması yasağı kaldırılmış olmakla birlikte, daha önce dava konusu edilmeyen bir hususun ıslah yolu ile de olsa yeniden dava konusu yapılmasına yasal olanak yoktur.
Öte yandan, davada kamilen ıslah yoluna gidilmemiş, bu anlamda herhangi bir işlem yapılmamış, dilekçe de harçlandırılmamıştır. Bu durumda yöntemine uygun yapılmış kamilen ıslahtan da söz edilemez. O halde tenkis isteğinin değerlendirilmesi ve bu konuda hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/11085, K. 2009/11925, 16 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama