KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/11890 E., 2009/13707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2009
- Mahkemesi
- MALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2009
- Numarası
- 2006/310-2009/188
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanları Z. B..'ın 1703 parsel sayılı taşınmazını vekil aracılığı ile davalı oğluna muvazaalı olarak devrettiğini, imar çalışması sonucu 1703 parselin 3393 ada 4 parsel olduğunu ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile muris adına tescilini olmazsa tenkis istemişler, daha sonra miras paylarını oranında tüm mirasçılar adına tescil isteklerini bildirmişlerdir.
Davalı, satışın gerçek olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işlemin danışıklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların miras bırakanı Z.B..'ın maliki olduğu 1703 parsel sayılı taşınmazı 17.10.1984 tarihinde satış suretiyle davalı oğluna temlik işleminin mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve değerlendirme sonunda 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, temlik edilen 1703 sayılı parselin imar uygulaması sonucu 3393 ada 4 parsel olduğu ve mahkemece bu parsel üzerinden davanın kabul edildiği görülmektedir. Oysa, 4 nolu imar parseline ilişkin işlemin idari yargıda iptal edilerek hukuki varlığını kaybetmesi sonucu yeni bir uygulama yapılarak anılan taşınmazın 4977 ada 4 parsele dönüştüğü kayıtlarla sabittir.
O halde, 4977 ada 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak bir hüküm kurulması gerekirken, hukuki varlığı kalmayan 3393 ada 4 parsel üzerinden yazılı olduğu üzere karar verilmiş, olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/11890, K. 2009/13707, 23 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama