KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/12507 E., 2009/13641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2009
- Mahkemesi
- SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 15/04/2009
- Numarası
- 2008/238-2009/142
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, dava konusu 67 ada, 629 parselde ½ payla malik olduklarını, davalının haklı ve hukuken geçerli bir neden dayanmaksızın taşınmazda yer alan 2 nolu konutu işgal ettiğini, aralarında kira ilişkisinin olmadığını, kira bedeli ödemediğini, noter kanalı ile konutun tahliyesi, boş teslimi ve belirlenecek ecrimisilin ödenmesi konusunda ihtarname çekilmesine rağmen sonuç alamadıklarını ileri sürerek haksız elatmanın önlenmesine ve 8.000 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; elatmanın önlenmesine ve ecrimisilin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece; davalının, davacıların kayden pay maliki bulundukları çekişme konusu 67 ada, 629 parsel sayılı taşınmazda yer alan 2 nolu bağımsız bölüme haklı ve hukuken geçerli bir neden olmaksızın elattığının keşfen sabit olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve ecrimisilin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların, dilekçelerinde ecrimisil isteği yönünden dava değerini 8.000 TL. olarak belirtirken taşınmazla ilgili olarak bir değer belirtilmediği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür davalarda HUMK.’nun 413 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca; dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (04.03.1953 tarih, 10/2 sayılı İ.B.K ) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Anılan Yasasının 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Somut olayda; dava dilekçesinde elatıldığı iddia edilen yerle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği, mahkemece elatılan yerin değeri keşfen belirlendiği halde harç ikmali yapılmaksızın bu istek bakımından dava kabul edilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/12507, K. 2009/13641, 22 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama