İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/12534 K.2010/143

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1007 ]

Esas2009/12534Karar2010/143Tarih18 Ocak 2010Okuma4 dk · 793 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/12534 E., 2010/143 K.·Dava Ehliyeti Taraf Ehliyeti Yolsuz Tescil

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

793 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1007 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1027 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 38 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı vekili, davalı Lütfi aleyhine açılan dava sonucunda çekişmeli 203 ada 1 sayılı parselin davalı Lütfi, dava dışı 204 ada 1, 205 ada 1 sayılı parsellerin de diğer davalılar adına tescil edildiğini, 205 ada 1, 204 ada 1 sayılı parseller yönünden yapılan tavzih kararı tapuda infaz edilirken, sehven anılan parseller yerine çekişmeli 203 ada 1 sayılı parsel kaydının iptal edilerek diğer davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek Tapu Sicil Tüzüğü'nün 85. maddesine göre kaydın düzeltilerek önceki malik davalı Lütfi adına tescilini istemiştir.

Davalı Lütfi, kendisine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, kaydın düzeltilerek adına tescil edilmesi gerektiğini bildirmiş, diğer davalılar duruşmalara gelmemişlerdir.

Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, bir kısım davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalılar A.Orhan ve Ahmet tarafından davalı Lütfi aleyhine İzmir Kadastro Mahkemesi'nin 2001/16 esas (bozma öncesi 1999/8 Esas) sayılı tapu iptal ve tescil davası açıldığı, dava sonucunda, çekişme konusu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Lütfi, 204 ada 1, 205 ada 1 parsel sayılı taşınmazların diğer davalılar adına tesciline karar verildiği, kararın derecaattan geçerek kesinleştiği ve infaz edildiği, sonradan ise 204 ada 1 ve 205 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar bakımından tavzih kararı verildiği, tavzih kararının ise sehven anılan taşınmazlar yerine, çekişmeli 203 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bakımından infaz edildiği, Lütfi adına olan kaydın silinerek, diğer davalılar adına kaydın oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Davacı, Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi ve Tapu Sicil Tü-züğü'nün 85. maddesine dayalı olarak kaydın iptali ile önceki malik davalı Lütfi adına tescil isteğiyle eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 85. maddesinde belgelere aykırı tescil ve yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurlarının alınmasının gerektiğine değinildikten sonra, belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine ilgililerden birisinin yazılı olurunun bulunmaması halinde Tapu Sicil Müdürü'nün Defterdarlık veya Mal Müdürlüğü'nden düzeltmek için dava açılmasını talep edebileceği, Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re'sen dava açılabileceği, 86. maddesinde de yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurlarının aranacağı hükme bağlanmıştır.

Hazine'ce, Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesinde öngörülen sorumluluk nedeniyle açılan iptal davalarında Hazine yönünden aktif dava ehliyetinin bulunduğu Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında kabul edilmekte ise de, Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden değinilen maddede öngörülen koşullar dışında dava açma hakkı bulunmamaktadır.

Oysa, somut olayda değinilen tüzük hükümlerinde öngörülen usuli işlemler yerine getirilmediği gibi, getirilmesi için de tevessül edilmediği dosya kapsamıyla sabittir.

Öyleyse, yasal prosedüre uyulmadan açılan davanın dinlenilmesine olanak yoktur.

Mahkemece, değinilen ilke ve kurallar gözardı edilerek neticeye gidilmiş olması isabetsizdir. Esasen, öngörülen usul dairesinde gerçekleştirilen işlem sonunda gerçekten yanlışlıkla tapuda lehine tescil yapılmış kimse yanlışlığın düzeltilmesine muvafakat etmezse, bu yanlışlıktan dolayı mahkemeye başvurulması bir zorunluluktur (Galip Esmer, Mevzuatımızda Gayrı Menkul Hükümleri, 1959, sh. 890). Pek tabiidir ki, yanlışlıktan dolayı hakları haleldar olanların yanlışlığın düzeltilmesini dava yoluyla isteyebileceği de izahtan varestedir.

Kabule göre de, davalılardan Hatice, Mehmet, Ahmet'in dava tarihinden önce ölü oldukları anlaşıldığı halde aleyhlerinde dava açılamayacağı da gözardı edilmiştir.

Bilindiği üzere; dava ehliyeti, davada taraf olma yeteneğidir. HUMK taraf ehliyetini tanımlamamış, 38. maddesiyle Medeni Kanun'a yollamada bulunmakla yetinmiştir.

Medeni Kanunumuz ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8, 28, 47 ve 48. maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneğini taşıdığını, her gerçek kişinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren taraf ehliyetini kazanacağını ve yaşadığı sürece taraf ehliyetinin devam edeceğini belirtmiştir.

Öte yandan, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği Medeni Kanun'un 28. maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmıştır. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetini yitireceği kuşkusuzdur.

Bu itibarla, gerek Medeni Kanun, gerekse HUMK dava açıldığı zaman hayatta bulunan kişiler yönünden düzenleyici hükümler koymuş; ölen veya mevhum kişiler hakkında açılacak davalar yasalarımızda yer almamıştır.

Nitekim 04.05.1978 tarih 1978/4-5 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı'nda da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş olan kimsenin mirasçılarına ardıllık (halefiyet) kuralı uygula-namayacağından tebligat yapılmak veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmış, içtihatlar bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.

Mahkemece, kendiliğinden (re'sen) gözönünde bulundurulması gereken bu usul kuralı gözardı edilerek hüküm kurulması da isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

O halde bir kısım davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/12534, K. 2010/143, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/12534
Karar No
2010/143
Tarih
18 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/12535 K.2010/138
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/12537 K.2010/146
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/12538 K.2010/444
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/12538 K.2010/112
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/12538 K.2010/883
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/12539 K.2010/650

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.