KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/12747 E., 2010/359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2010
- Mahkemesi
- KARŞIYAKA(KAPANAN) 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/06/2008
- Numarası
- 2005/472-2008/158
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları M.’in tüm mal varlığı olan taşınmazını davalı F.’ya vasiyet ettiğini, saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin tenkisi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleşen davasında da vasiyetnamenin tenfizi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair karar 2.Hukuk Dairesince “… tenkise konu taşınmazın sabit tenkis oranında bölünemeyeceği ortaya çıkmadan ve tercih hakkı kullandırılmadan sonuca gidilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, hükmün bozma dışında kalan hususlarının onanmasına …” karar verilmiştir.Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen davalar, tenkis ve vasiyetnamenin tenfizi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, 2. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda işlem yapılarak ve aleyhe bozma yasağı da gözetilmek suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğrudur. Tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ancak, tenkis davası ile vasiyetnamenin tenfizi davası birleştirilmiştir.Birleştirilen davalar birlikte rüyet edilse de ayrı davalar olup ayrı dava olarak hüviyetlerini devam ettirirler.Bu nedenle birleşen davaların her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/12747, K. 2010/359, 21 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama