KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/1302 E., 2009/4470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2009
- Mahkemesi
- SİLİVRİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/05/2008
- Numarası
- 2008/125-2008/237
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları İ.Ö.'in mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 736 parsel sayılı taşınmazını satış suretiyle dava dışı M. E.'e temlik ettiğini, M. E.'in de taşınmazı 4 parçaya ifraz ettirip muvazaalı olarak davalılara intikal ettirdiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "temliklerin muvazaalı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı gereğince, davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ne varki, Türk Medeni Kanununun 28.maddesi hükmü uyarınca ölümle hukuki şahsiyet son bulduğu halde, ölü G.adına tescil kararı verilmiş olması doğru olmadığı gibi, G.'in 31.08.2006 tarihinde öldüğü ve avukat marifetiyle davada temsil edildiği ve (Borçlar Kanununun 35, 397. Maddesi) ölümle vekaletin son bulduğu gözetilmeksizin, G.in mirasçılarının davaya dahil edilmeksizin başka bir söyleyişle usulen taraf teşkili sağlanmadan işin esası bakımından karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Öte yandan, dava dilekçenin gösterilen değer üzerinden davada vekille temsil olunan davacı yararına avukatlık ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, keşfen belirlenen, ancak harcı ikmal edilmeyen değer üzerinden fazla avukatlık ücreti tayin edilmiş olmasının da doğru olduğu söylenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/1302, K. 2009/4470, 13 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama