İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13753 K.2010/1227

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, 75 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davalılardan R. ile ortak miras bırakanlarına ait olduğunu ve taşınmazda iştirak halinde malik olduklarını, taşınmazdaki dükkanlardan birinin davalı R.'nin kızı olan diğer…

Esas2009/13753Karar2010/1227Tarih8 Şubat 2010Okuma4 dk · 805 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/13753 E., 2010/1227 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2010
Mahkemesi
TİRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/01/2009
Numarası
2008/166-2009/1
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

805 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, 75 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davalılardan R. ile ortak miras bırakanlarına ait olduğunu ve taşınmazda iştirak halinde malik olduklarını, taşınmazdaki dükkanlardan birinin davalı R.'nin kızı olan diğer davalı E.tarafından aralarında herhangi bir sözleşme bulunmamasına rağmen eczane olarak kullanıldığını, miras paylarına karşılık ödeme yapılmadığı, 73.500.00.-TL kullanım bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davalı E.'in taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, taşınmazın önceki kiracıdan E.tarafından devralındığını, uzun zamandır kullanıldığını, davalı R.'nin de 1/2 oranında maliki olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davacıların talebinin davalı E.'in önceki kiracının mirasçısı ile yapılan kira sözleşmesinden kaynaklandığını ve HUMK'nun 8.maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ..... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, taraflar asında kiracılık ilişkisinin varlığı kabul edilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın kayden davalılardan R.ve davacıların miras bırakanı M.S.'nin babası olan M.F.'e ait olduğu, ölümüyle adı geçen tarafların taşınmazda elbirliği ile malik durumuna geldikleri, diğer davalı E.in davalı R.'nin kızı olduğu ve annesi sağ olduğu için taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmaz üzerinde bulunan binadaki çekişme konusu yeri eczane olarak kullandığı anlaşılmaktadır.

Davacılar, taşınmazda davalı E.'in bir hakkı bulunmadığı halde taşınmazı kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Başka bir ifade ile davacılar TMK'nun 705/1. maddesine göre aynı yasanın 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet haklarına istinaden istekte bulunmuşlardır.

Davalı Esin ise savunmasında, anılan yerin daha önce üçüncü kişi İ.tarafından kiralanmak suretiyle eczane olarak işletilirken, ölümüyle 09.03.1981 tarihinde mirasçılarından E. D.'den eczane devir senedi ile işletmesini aldığını ve o tarihten 12.07.2007 tarih ve 2986 yevmiye nolu ihtar tarihine kadar fasılasız ve nizasız vaziyette eczane olarak taşınmazı kullandığını savunmuştur.Hemen belirtilmelidir ki; özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir.

Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar kira sözleşmesinin esas unsurlarında anlaşmış olsunlar. Nitekim bu kural 18.3.1942 tarih 37/6 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır.

Ne varki, kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil, bir hakkın doğumuna değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele)dir.

Bu nedenle, dava değeri 40.-YTL yi aşan (23.6.1996 gün ve 4146 Sayıh Yası uyarınca) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilebilmesine olanak tanımayan HUMK.'nun 288.maddesi 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 2/b maddesi ise değiştirilmiş ve tanıkla ispat yasağı 400.-YTL'nin üzerine yükseltilmiştir.

Bu oran, 521, ve 5236 Sayılı Yasalara göre yapılan katsayı artışı sonucu 2006 yılı itibari ile 430.- YTL 2007 yılında 460.- YTL, 2008 yılında 490.-YTL 2009 yılında 540, 2010 yılında 550.-YTL olmuştur. Bu düzenlemeye göre, bu miktarın üzerindeki sözleşmeler hakkında tanık dinlenmesine olanak yoktur. Kira sözleşmesinin varlığı ancak, yazılı delille ispat edilebilir. Hemen belirtilmelidir ki, söz edilen miktar, yıllık kira tutarına bakılarak belli edilir.

Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine (davalıya ya da davalılara) yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HUMK.nun 292. ve 293. maddelerinde değinilen ayrıcalıkların da gözetilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur.

Oysa somut olayda, davalı E., taşınmazı eczane olarak devralmış ve bu niteliği ile kullanmaktadır. Ancak, daha önceki kiracı İ. ile yapılan kira aktinde, alt kiraya verilmesi konusunda bir hüküm bulunmadığı gibi, Tire Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.1980 tarih ve 1980/658-832 E.K. sayılı İsmail aleyhine açılan, ölümüyle mirasçılarına yöneltilen tahliye davası neticesinde tahliyeye karar verildiği de dosya kapsamı ile sabittir. Ayrıca, davalı E. ile, kiracı İ. veya onun mirasçıları arasında alt kira ilişkisi kurulmuş olmayıp, yalnızca eczanenin işletilmesi devralınmıştır. Diğer taraftan, mülkiyet sahibi olanlarla da aralarında bir kira sözleşmesi yapılmış değildir. O halde kira ilişkisinin varlığından söz edilemez.

Davalı E.'in eczane olarak devir olunduktan sonra uzunca bir süre kullanımına karşı çıkılmamış olmasının, B.K. nun 299. ve müteakip maddelerinde öngörülen süresiz ariyet akti olarak değerlendirilmesi gerekir. Anılan kullanmaya ses çıkartılmamış olması sebebiyle zımnen yapıldığı kabul edilen ariyet akdinin süresiz olması karşısında Borçlar Kanununun 304. maddesi hükmü uyarınca ihtarname ile akte son verildiği kabul edilmelidir.

Öyleyse, yukarıda değinilen ilkeler ve yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davalı E. ile yapılmış ve mülkiyet sahiplerini bağlayıcı kira aktinin varlığından söz etmek mümkün değildir. Buna göre, mahkemece kira ilişkisinin varlığı kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.

Kabule göre de, mahkemece kiracılık ilişkisi benimsendiğine göre bu benimseme karşısında davalının fuzuli şagil olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmiş olması da isabetsizdir.

Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan ve toplanacak delillerin bir arada değerlendirilerek işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların, temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/13753, K. 2010/1227, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13753
Karar No
2010/1227
Tarih
8 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13754 K.2010/1228
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/13754 K.2010/1317
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/13756 K.2010/1288
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/13756 K.2010/586
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/13756 K.2010/3619
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/13757 K.2010/1533

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.