KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/13954 E., 2010/3870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- SULTANDAĞI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2009
- Numarası
- 2003/189-2009/28
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları B.’ın, ölmeden önce düzenlemiş olduğu vasiyetnamesinde vasiyet ettiği taşınmazların bir çoğunu satmış olduğunu, 53 parsel sayılı taşınmazını da muvazaalı satış işlemi ile davalı kardeşleri A.in eşi olan davalı H.ye temlik ettiğini, bu işlemlerle de saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek, tenkis isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırmak üzere verilen süre içerisinde ve sonrasında ara karar gereğinin davacılar tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü: Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mahkemece tenkise dahil edilmesi gereken taşınmazların tamamının saptandığı, ne var ki, taşınmazlardan 81 ada 1, 138 ada 5, 127 ada 6 ve 81 ada 3 sayılı parsellerin değerleri belirlenmeden bilirkişi hesabı yaptırılma yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere terekenin tüm aktif ve pasifi ortaya konulmadan tenkis hesabı yapılması mümkün değildir. Olaya bu açıdan bakıldığında mahkemenin koşulları oluşmadan, diğer bir deyişle tereke belirlenmeden davacı tarafa, bilirkişi incelemesi yapılmak üzere, masraf yatırılması için önel yada kesin önel verilmesi doğru görülemez.
Hal böyle olunca, anılan taşınmazların değerleri yöntemine uygun bir şekilde belirlendikten sonra tenkis hususunun değerlendirilmesi gerekirken, tenkis hesabı yaptırmaya yönelik gider yatırmak üzere kurulan ara karar gereğinin yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/13954, K. 2010/3870, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama