İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/1966 K.2009/3439

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2009/1966Karar2009/3439Tarih19 Mart 2009Okuma4 dk · 830 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/1966 E., 2009/3439 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2009
Mahkemesi
KADIKÖY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
30/12/2008
Numarası
2007/60-2008/410
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

830 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki bulunduğu 5 nolu bağımsız bölümdeki ½ payının davalı M. K. tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak diğer davalıya satış yoluyla temlik edildiğini, karı koca olan davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini, vekilin taşınmazı düşük bedelle devrederek özen borcunu yerine getirmediğini, satış bedelinin bir kısmının kendisine ödenmediğini ileri sürüp, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline,olmadığı taktirde gerçek değerinin tahsiline,bu da olmadığı taktirde ödenmeyen satış bedelinin tasniline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, dava konusu taşınmazın davacının talimatı doğrultusunda satışa konu edildiğini, vekilin satış bedelini kendi alacağını mahsup ederek davacıya ödediğini, iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, vekalet yoluyla yapılan satışlarda gabin iddiasının dinlenemeyeceği, tapu iptali ve tescil isteğinin yerinde olmadığı, vekilin satış bedelini alacağını mahsup ettikten sonra davacıya ödediği,davacının itiraz etmeden gönderilen parayı kabul ettiği,vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi .... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının 18.04.2005 tarihli vekaletname ile 315 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin satış yetkisini davalı M.K...’e verdiği, anılan vekaletname kullanılarak vekil M.K.’in çekişme konusu 315 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu meskenin ½ payını eşi davalı Z.S. E.’e satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil veya tazminat isteğinin gabin ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilerek toplanan delillere göre taşınmazın düşük bedelle temlikinin davanın kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, vekilin vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle kendisini zararlandırma kasdıyla hareket ederek temliki gerçekleştirdiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış ve fakat gabin hukuksal nedenine dayalı olarak bir talepte bulunmamıştır.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ile belirlenen olgular birlikte değerlendirilerek somut olay incelendiğinde, davacının eniştesi olan vekil M. K.'in vekalet görevini kötüye kullanarak davacıya ait çekişmeli taşınmaz payını düşük bedelle davalı eşi Z.S..'ya satış yoluyla intakil ettirdiği sonucuna varılmaktadır. Esasen, bu olgu mahkemenin de kabulündedir. Ayrıca vekil satış bedelinin tamamını davacıya ödediğini de ispat edemediği gibi, davacı tarafından davalı M.K..'e verilen 18.4.2005 tarihli vekaletnamede 315 ada 3 parselin satışı için vekalet verildiği halde adı geçen davalı vekili tarafından 315 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün satış yoluyla temliki yapılmış olduğuna göre, bu durumda ortada geçerli bir satışın varlığından da söz edilemez.

Öyleyse, çekişmeli taşınmazın temliki sonucu oluşan sicil kaydının geçerli bir hukuki sebebinin bulunduğu söylenemez. Başka bir ifadeyle, sicil Türk Medeni Kanununun 1025.maddesinde belirtilen yolsuz tescil durumundadır. Hemen belirtilmelidir ki, olayları bildirmek yanlara, nitelemesini yaparak uygulanacak kanun hükmünü tayin ve tespit ederek tatbik etmek hakimin görevindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; davanın tapu iptali ve tescil isteği yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/1966, K. 2009/3439, 19 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1966
Karar No
2009/3439
Tarih
19 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/1967 K.2009/2617
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1967 K.2009/4487
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/1967 K.2009/1720
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/1968 K.2009/4251
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/1968 K.2009/2651
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/1968 K.2009/1721

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.