KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/2599 E., 2009/3473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2009
- Mahkemesi
- ANTALYA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2008
- Numarası
- 2007/291-2008/352
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ile kayden paydaşı olduğu 20 parsel sayılı taşınmaza davalının izin almaksızın inşaata başladığını, taşınmaz üzerindeki hakkına müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalı, yaptıkları rızai taksim sonucu davacının da başka taşınmazlarda yer kullandığını belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iddiaları sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . ...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu 20 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, anılan taşınmazda davacı, davalı ve dava dışı kişilerin paydaş bulundukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, paydaşlar arasında tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi bulunmadığı gibi, fiili kullanım biçiminin oluşmadığı ve davacının taşınmazda kullanabileceği bir yer bulunmadığı saptanmıştır.
Bu belirleme karşısında, davacı yönünden intifadan men koşulunun gerçekleştiği gözetilerek davacının payına yönelik elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının, diğer temyiz itirazlarına gelince; yıkımına karar verilen seranın taşınmazın niteliğini değiştirmediği, tarımsal amaçlı kullanımına uygun olarak yapıldığı gözetildiğinde yıkım talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/2599, K. 2009/3473, 19 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama