İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/2856 K.2009/4671

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2009/2856Karar2009/4671Tarih16 Nisan 2009Okuma5 dk · 1.041 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2009/2856 E., 2009/4671 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2009
Mahkemesi
ELMADAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
20/11/2008
Numarası
2007/388-2008/343
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.041 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı,kayden maliki olduğu 5 parça taşınmaza davalıların yol açmak,maden ocağı ağzı oluşturmak suretiyle müdahale ettiklerini,maden çıkararak zarar verdiklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesine,taşınmazın eski hale getirilmesine ve 1603 parselden istihsal edilen maden bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar,maden işletme sahibi bulundukları bölgeden çıkartılan madeni konkasör tesisine ulaştırmak için zorunlu olarak dava konusu taşınmazlarda bazı düzeltmeler yaptıklarını, geçit hakkı tesisi için ilgili idareye müracaat ettiklerini,maden çıkardıkları yerin davacıya ait taşınmazlar olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece,davalıların 1604 parsel sayılı taşınmaza bir müdahaleleri olmadığı, diğer dört parça taşınmaza yol açmak,yine 1603 parsel sayılı taşınmaza ocak işletmesi yapmak suretiyle müdahale ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar,davalılar tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Duruşma isteği tebligat gideri karşılanmadığından reddedildi.Gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava,çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi,eski hale getirme ve çıkarılan maden nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;çekişme konusu 5 parça taşınmazda davacının bir kısmında müstakilen ve bir kısmında da paylı mülkiyet üzere malik olduğu,davalıların taşınmazlarda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının olmadığı,ancak dolgu yapmak,yol açmak ve maden istihracı suretiyle kullandıkları anlaşılmaktadır.

Davacı,davalıların,taşınmazlarına dolgu yapmak ve yol geçirmek suretiyle müdahale ettiklerini,arazilerin kullanılamaz hale getirildiğini,1603 sayılı parselde de ayrıca ocak ağzı açmak suretiyle taşınmazı tahrip yanında madenin de gasp edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Davalıların,davacıya ait çaplı taşınmazlara haklı ve geçerli bir neden olmaksızın dolgu yapmak,yol ve ocak ağzı açarak müdahaleleri saptanmak suretiyle 1602,1603,1608 ve 1609 parsel sayılı taşınmazlar yönünden elatmanın önlenmesine ve eski hale getirilmesine karar verilmesi kural olarak doğrudur. Ancak,mahkemece yapılan keşif sonucunda teknik bilirkişilerce düzenlenen krokide sadece 1603 sayılı parsele yer verilmiş,dava konusu diğer parselleri gösterir bir kroki düzenlenmemiştir. Bu durumun infazda tereddüde yol açacağı kuşkusuzdur.

Bilindiği üzere;Türk Medeni Kanununda taşınmaz mülkiyet kapsamı açıkça belirlenmiş,718.maddesiyle dikey,719.maddesiyle de yatay sınırları çizilmiştir. Bu sınırlar içerisinde kalan taşınmaz mülkiyetinin haksız elatmalara karşı nasıl korunacağı da söz konusu yasanın 683/2. maddesinde hükme bağlanmıştır.

Ancak,”Anayasanın Tabi Servetlerin ve Kaynakların Aranması ve İşletilmesi” başlığını taşıyan 168. maddesinde aynen;”Tabi servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir.Devlet,bu hakkını belli bir süre için gerçek ve tüzel kişilere devredebilir.

Hangi tabi servet ve kaynağın arama ve işletmesinin devletin gerçek ve tüzel kişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzel kişiler eliyle yapılacağı,kanunun açık iznine bağlıdır.

Bu durumda,gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken şartlar ve devletçe yapılacak gözetim,denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir” denilmek suretiyle 3213 sayılı Maden Kanununun “Madenler devletin hüküm ve tasarrufu altında olup,içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir” hükmünü içeren 4. maddesi ile madenlerin özel mülkiyete konu olamayacağı hükme bağlanmıştır.

O halde,taşınmaz malikinin veya maliklerinin taşınmazın dikey mülkiyet kapsamında barındırdığı madenden kaynaklanan bir hakkının bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Öyleyse,taşınmazın yeryüzündeki özel mülkiyete konu bölümü kullanılırken toprak altındaki madenlerin kullanılmasına engel olunmasına karşılıklı olarak hak sahiplerinin yarar ve zarar dengesinin korunmasına özen göstermelerinin mülkiyet hukuku açısından büyük önem taşıdığı tartışmasızdır. İşte bu amaçla,yasa koyucu özel bir yasa çıkarmak zorunluluğunu duymuş,maden yataklarının nasıl araştırılıp işletileceği detaylı olarak açıklanmış ve bu çalışmaların devamı sırasında arz sahibinin haklarının korunması ,zararlarının karşılanması yolları gösterilmiştir.

3213 sayılı Maden Yasasının 46.maddesinde açıkça belirtildiği gibi, maden arama çalışmasının niteliğine göre özel mülkiyete konu taşınmaz üzerinde kullanma amacına özgü olmak üzere bedeli karşılığı irtifak veya intifa hakkı kurulabilir.

Maden arama çalışması, arz sahibinin mülkiyet hakkını kullanmasına engel olmayacak biçimde sınırlı kalıyor veya irtifak ve intifa hakkı kurulmasını gerektirmeyecek kadar az zarar veriyorsa,aynı madde hükmü gereğince ruhsat sahibi madenci,arz sahibine adli mercilerde belirlenecek tazminatı ödemeye ve sahayı (taşınmazı) kullanabilir hale getirdikten sonra terk etmeye zorlanabilir.

Ancak, maden yatağı işletme aşamasına gelmişse ve taraflar anlaşamıyorsa,yine söz konusu madde hükmüne göre kamulaştırma yoluna gidilmesi gerekmektedir. Yetkili mercilerden alınmış olsa dahi maden işletme ruhsatı hukuk devletinde kutsal olduğu kabul edilen özel mülkiyete el atma hakkını vermez.

Bu yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında,gerçekten davalı M.’in yetkili mercilerden alınmış ruhsat sahibi kişi olduğu belgelerle sabittir. Öte yandan,davalı M.’in ruhsat gereğince maden işletilmesi ve ruhsatın gerektirdiği faaliyetlerde bulunulması bakımından diğer davalı ...A.Ş. arasında sözleşme yapmış oldukları da tartışmasızdır.

Davalı M.’in maden ruhsatı sahibi olarak çıkarılan madenleri konkasör tesisine taşımak için dava konusu taşınmazlardan zorunlu geçit hakkı verilmesi için 14.03.2007’de davacıya ihtar gönderdiği,davacının anılan ihtara 06.04.2007’de olumsuz cevap verdiği,yine davalı M.’in aynı yönde 18.10.2007’de Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına geçit hakkı tanınması için müracaat ettiği ve 23.07.2008’de anılan taşınmazları kullanmaması için ruhsat sahibinin uyarılmasına karar verildiği görülmektedir.

Böylece,davalılara çıkarılan madenin işlenmek üzere konkasör tesisine götürülmesi için davacıya ait taşınmazların kullanmaları yolunda her hangi bir irtifak ya da intifa hakkı tanınmadığı dosya kapsamı ile de sabittir. Kaldı ki,yasada öngörülen intifa ve irtifak hakkının kurulabilmesi bakımından da Türk Medeni Kanununun 795/1. maddesi hükmü gereğince tapu kütüğüne tescil zorunludur.

Buna göre,davacı yönünden hukuksal sonuç bağlanabilecek bir işlemin varlığından söz edilemeyeceği gibi verilen ruhsatın anılan taşınmazlar bakımından hukuki sonuç doğurmasını temin için bir kamulaştırma işlemi de bulunmadığı kuşkusuzdur.

Bu itibarla,davalıların davacının maliki ve paydaşı bulunduğu çekişmeli taşınmazları kullanması,niteliğini bozması şeklinde davacıyı zararlandırıcı faaliyet ve fiilinin haklı ve geçerli bir hukuki sebebinin varlığı kabul edilemez. Öte yandan,davalıların davacı karşısındaki hukuki durumu ise fuzuli şagil olmaktan ibarettir. Başka bir deyişle ,haksız işgalci konumundadırlar. O halde,davacının taşınmazları kullanamamaktan kaynaklanan isteğinin ecrimisil (haksız işgal tazminatı) olduğu kuşkusuzdur. Bilindiği üzere;ecrimisil en az kira bedeli ,en fazla gelir kaybıdır.

Öyleyse,davacının taşınmazları kullanamamaktan ötürü tazminat istediği gözetilerek belirlenecek tazminatın hüküm altına alınması gerekeceği açıktır.

Hal böyle olunca;yerinde yeniden keşif yapılarak davalılar tarafından müdahale edilen taşınmazları infazda duraksamaya yer vermeyecek şekilde gösterir kroki düzenlettirilmesi,davacının müdahaleye konu taşınmazları kullanamamaktan kaynaklanan tazminat miktarının (ecrimisilin) belirlenmesi ve bu şekilde belirlenecek tazminatın ayrıca davada eski hale getirme isteği de bulunduğu ve 3213 Sayılı Yasanın 4. Maddesi gereğince taşınmazdan istihraç edilen madenin devlete ait olacağı ve maden üzerinde taşınmaz malikinin bir hakkının varlığından söz edilemeyeceği gibi aynen yerine konulamayacağı gözetilerek bundan kaynaklanan davacının doğan bir zararı

varsa ne gibi bir önlemle zararın giderilebileceği konusundaki önlem ve tedbirlerin tespit edilmesi, gerektiğinde tazminatın da bir önlem olarak düşürülmesi ve ondan sonra durumun değerlendirilerek çekişmenin hüküm altına alınması gerekirken değinilen yönler göz önünde tutulmaksızın noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,16.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/2856, K. 2009/4671, 16 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2856
Karar No
2009/4671
Tarih
16 Nisan 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/2857 K.2009/2928
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/2857 K.2009/2500
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/2858 K.2009/2929
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2858 K.2009/4988
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/2859 K.2009/2930
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/2859 K.2009/5985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.