KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/3200 E., 2009/4170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2008
- Numarası
- 2007/58-2008/675
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davalı ile birlikte paydaş bulundukları 413 parsel sayılı taşınmaza davalının kaçak yapılar yapmak, hayvan otlatıp, gübrelerini dökmek suretiyle müdahale ettiğini, kullanım haklarını engellediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fiili taksim sonucu davalının annesi A. Ü.'e bırakılan alanın davalı tarafça diğer hissedarların haklarına müdahale eder şekilde kullanıldığının saptandığı gerekçesiyle bu alan yönünden davanın kısmen kabulüne fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, davanın tarafları ile birlikte dava dışı kişilerin taşınmazda paydaş bulundukları ve tüm paydaşları kapsayacak şekilde aralarında harici taksim yaptıkları ve dava konusu edilen bilirkişi raporunda kırmızı renkle taralı bölümün taksimden sonra ölen A.’ye isabet ettiği gözetildiğinde A.’nin ölümü ile mirasçıları olan tüm paydaşların bu yerde kullanım haklarının doğduğu ancak,
anılan bu kısmın tamamen davalı M.tarafından tasarruf edildiği mahkemece belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğru ise de davalının da paydaş olduğu gözetilerek davacının payı oranında el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken 1944 tarih 13/24 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı göz ardı edilerek davalının bu bölümden mutlak olarak el atmasının önlenmesine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi,
dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken keşfen belirlenen ve fakat yargılama aşamasında harcı ikmal edilmeyen değerin avukatlık ücretine esas alınması da doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/3200, K. 2009/4170, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama