KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/3445 E., 2009/5380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- ADANA(KAPATILAN) 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/07/2008
- Numarası
- 2002/88-2008/298
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,miras bırakanın maliki olduğu 55 parsel sayılı taşınmazın 8/20 payını kendisinin sahte olarak tanzim edilen vekaletnameyi kullanarak davalılar miras bırakanı M...’e satış yoluyla temlik ettiğini,sahte resmi evrakı bilerek kullanmak suçundan ceza mahkemesince mahkum edildiğini,kararın temyiz aşamasında olduğunu ileri sürüp tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar,yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece,davacının kendi sahtecilik eyleminden hak sağlayamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vasisi (tereke temsilcisi) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava,sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;miras bırakan adına kayıtlı bulunan 55 parsel sayılı taşınmazın 8/20 payının vekili olan davacı oğlu S... tarafından davalıların miras bırakanı M... R...’na 27.06.1990 tarihli akitle satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının anılan temlikin sahte vekaletname kullanılmak suretiyle yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı terekeye iade istekli olarak açmış olduğu ve muris G... K... terekesi mümessilinin davada yer aldığı görülmektedir.
Bilindiği gibi,tereke temsilcisi atanmakla mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bu yetki münhasıran tereke temsilcisine geçer. Böylece tereke adına açılmış bir dava olma özelliğini kazanır.
Olaya bu açıdan bakıldığında,davacı S...’nın sahte işleme katılmış olması terekeye ait hakların yitirilmesine neden gösterilemez. Diğer bir söyleyişle mirasçılardan biri tarafından kullanılan haktan iştirak sağlandıktan sonra tüm mirasçılar yararlanır.
Öte yandan;sahtecilik olgusu gerek eldeki davada toplanan deliller gerekse Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2001 tarih,2000/174 esas,2001/354 karar sayılı ilamı ile de sabittir. Davalılar miras bırakanı M... ilk el konumunda olup,aynı eylemden dolayı aynı mahkemede davacı Sefa ile birlikte sanık sıfatıyla yargılanmış,sahteciliği bildiği mahkemece kabul edilmiş yargılama sırasında ölümü ile hakkındaki kamu davası ortadan kaldırılmıştır.
Bu durumda,davalı yanın Türk Medeni Yasasının 1023. maddesinin koruyuculuğundan veya eş anlatımla iyi niyet kuralından yararlanamayacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/3445, K. 2009/5380, 7 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama