KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/3458 E., 2009/4372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- ANTALYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 09/05/2008
- Numarası
- 2006/243-2008/179
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya 5. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 9.5.2008 gün ve 243-179 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 19.1.2009 gün ve 11383-506 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının miktar fazlası olduğu, bataklık ve sazlık yerlerden bulunduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 26.05.1957 tarihinde yapıldığı,21.03.1958'de kesinleştiği ve davanın 24.04.2006 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar nizalı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince ) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de.
25.2..2009 tarihinde kabul edilip 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. Fıkrasına eklenen " bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" ve 3. Maddesi ile eklenen geçici 10. Maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 21.03.1958 tarihi ile davanın açıldığı
tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12. Maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir.
Bilindiği üzere,hak düşürücü süre olumsuz dava şartlarından olup kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkemece,davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli bir kuraldır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/3458, K. 2009/4372, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama