KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/3928 E., 2009/5304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- BURSA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2006
- Numarası
- 2006/266-2006/646
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 127 ada 34 nolu parsele davalıların taşkın bina yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve tecavüzün giderilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan imar uygulaması ile parsellerin durumunun değiştiğini, imar uygulamasından önce başka bir parsele tecavüzünün bulunmadığının tespit edildiğini bildirip davanın reddini savunmuş, iyiniyetli olduklarını, binanın değerinin arsanın değerinden fazla oluşu gözetilerek varsa tecavüzlü kısmın muhik tazminat karşılığında adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, çaplı taşınmaza yapılan tecavüzde davalıların iyiniyetli sayılmasına imkan bulunmadığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Davalılar, iyiniyetli olduklarını bildirip savunma yolu ile temliken tescil istemişlerdir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile davacının 127 ada 34 parsel, davalıların ise 127 ada 20 parsel maliki oldukları, davalılar binasının imardan önce de davacı parseline taşkın olduğu, davalılar lehine temliken tescil koşullarının oluşmadığı isabetle belirlenmek suretiyle savunma yoluyla getirilen temliken tescil isteğinin reddedilmiş olması doğrudur.
O halde, yerinde görülmeyen davalının temyiz itirazlarının reddine.
Davacının temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi yanında tecavüzün giderilmesini de istemiştir. Tecavüzün giderilmesi ibaresinin yıkım isteğini de kapsadığı kuşkusuzdur.
Oysa, mahkemece yıkım isteği bakımından bir karar verilmiş değildir. Hal böyle olunca yıkım isteği bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususun gözardı edilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/3928, K. 2009/5304, 6 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama