KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/5419 E., 2009/6134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- ŞİŞLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2008
- Numarası
- 2004/596-2008/285
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 10293 ada 9 parsel sayılı taşınmaza davalıların ikametgah yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, dava konusu taşınmazla ilgili imar affı başvurusunda bulunduklarını, tüm koşulları yerine getirerek, arsa bedellerini de yatırdıklarını, tapu tahsis belgesi ve tapu verilmesi yönündeki taleplerinin reddi üzerine bu işlemin iptali için açtıkları idari davaların derdest olduğunu ve sonuçlarının beklenmesi gerektiğini, yapının arsadan çck daha değerli olup, yıkımın fahiş zarar meydana getireceğini, ecrimisilin koşullarının oluşmadığını, imar affı yasasına giren yapılarla ilgili davaların durdurulması gerektiğini, tapu kaydında lehlerine muhtesat şerhi bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlar, dahili davalı Aydın ayrıca, arsa bedelini ödemeye hazır olduklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, davalılara ait yapının çekişmeli parsel üzerinde bulunduğu, davalılardan Adnan'ın dava tarihinden önce vefat etmiş olduğu, elatmanın önlenmesi yönünden kesin hükmün sözkonusu olup, elatmanın önlenmesi isteğinin usulen reddi, yıkım isteğinin ise kabulü gerektiği, ecrimisil bakımından bilirkişi raporunun esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişme konusu 10293 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kayden davacı idareye ait olduğu, taşınmaz kaydında davalılardan H... C... ile dava dışı M...T... lehine muhdesat şerhi bulunduğu, M...T...'nın 24.2.1995 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının kaldığı anlaşılmaktadır.
Davada yıkım isteği bulunduğuna göre, dava konusu binanın yıkım halinde taşınmazda lehine muhtesat şerhi bulunan dava dışı M...T...'nın mirasçılarının da hukukunun etkileneceği açıktır.
Öte yandan, taşınmazda lehine muhtesat şerhi bulunanlar açısından zorunlu dava arkadaşlığının sözkonusu olduğu da tartışmasızdır.
Hal böyle olunca; M...T... mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/5419, K. 2009/6134, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama