KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/6508 E., 2009/8037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- MANİSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/03/2009
- Numarası
- 2008/196-2009/65
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, maliki bulundukları 25 sayılı parseldeki kat irtifaklı 2 nolu bağımsız bölümün eklentisi olan depoya davalının müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının müdahalesinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, kat irtifaklı bağımsız bölümün eklentisine elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 25 sayılı parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümün yarı yarıya davacılar adına kayıtlı bulunduğu, bu bağımsız bölümün eklentisi olan deponun tüm binaya ait su saatlerinin muhafaza edildiği bir yer halinde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar, bağımsız bölümün eklentisine yönelik elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle eldeki davayı açmışlardır.
Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde, binanın onaylı projesinin esas alınacağında kuşku yoktur.
Ne var ki, bilirkişilerin düzenlediği raporun hükme yeterli içerik taşıdığı söylenemez.
Hal böyle olunca, uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılarak binanın onaylı projesinin mahalline uygulanması, çekişmeli deponun projede ne şekilde tahsis edildiğinin açıklığa kavuşturulması, apartmanın veya bir kısım bölümlerin su saatleri için ayrılmış bir bölüm ise davanın reddedilmesi, aksi halde uyuşmazlığın niteliği ve yıkım isteği de gözetilerek tüm kat maliklerinin davada yer almasının sağlanması için davalı dışındaki diğer kat malikleri aleyhine ayrı dava açması yönünde davacıya süre tanınması, açtığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi yerine, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/6508, K. 2009/8037, 8 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama