KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/701 E., 2009/3476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2009
- Mahkemesi
- GİRESUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/02/2007
- Numarası
- 2005/674-2007/92
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, davalı adına kayıtlı 3 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek,kıyıda kalan kısmın kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, kamulaştırma sonucu kendilerine intikal ettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın bir kısmının keşfen belirlenen kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve sicilin kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 7.6.1952 tarihinde yapıldığı, 10.12.1952 de kesinleştiği ve davanın 8.12.2005 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar nizalı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalan bölümü devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince ) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de.
25.2.2009 tarihinde kabul edilip 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. Fıkrasına eklenen " bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 8. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 10.12.1952 ile davanın açıldığı
tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/701, K. 2009/3476, 19 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama