KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/752 E., 2009/2107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Mahkemesi
- ELBİSTAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 24/09/2008
- Numarası
- 2003/534-2008/460
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,Elbistan ilçesi,Çiçek Köyü,Koruyeri mevkiinde bulunan tescil harici bırakılan taşınmaz hakkında davalı tarafından zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davasının reddedildiğini,taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürüp taşınmazın hazine adına tesciline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,dava konusu yerin maliki olduğunu,taşınmaza müdahalesini olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,çekişme konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda tescil harici bırakıldığı,davalının anılan yerin adına tescili için açtığı davanın reddedilip kararın kesinleştiği,devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı,davacı hazine yönünden tescil koşullarını oluştuğu,davalının yeri haksız kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,tetkik hakimi . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava,3402 sayılı yasanın 18.maddesine dayalı tescil ve elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;çekişme konusu taşınmazın yapılan uygulama sonucu elde edilen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 7.394.53 m2.lik bölümünün toprak çekilmek suretiyle tarıma açılması mümkün yer olduğu belirlenerek ve ileride ekonomik yarar sağlayacağı gözetilerek anılan kısım yönünden davanın kabul edilmiş olması doğrudur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 1.168.11 m2.lik kısmının halen Söğütlü çayının suları altında bulunduğu sabittir. Bu durumda,anılan bölümün 3402 sayılı yasanın 18.maddesi kapsamında bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
O halde,anılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu bölümün de kabul kapsamına alınmış olması doğru olmadığı gibi, davalının yapılan uygulama sonucunda alınan beyanlara göre taşınmazı artık kullanmadığı, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığı göz önüne alınarak (A) ve (B) alanı yönünden elatmanın önlenmesi isteği bakımından da karar verilmesine yer olmadığına biçiminde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/752, K. 2009/2107, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama