KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/10604 E., 2010/13577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- FETHİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/09/2009
- Numarası
- 1998/473-2009/441
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden maliki oldukları 182 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalıların miras bırakanı B. D. tarafından yapılanmak suretiyle elatıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuşlardır.
Davalılar, miras bırakanları B..'ın davacıların bayiinden taşınmazı satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını, bu nedenle tapu iptali ve tescil davası açıldığını, bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kayden davacılara ait bulunduğu, davalılara ait binanın kaçak olup, yıkım kararı bulunduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonunda, kayden davacılara ait çaplı taşınmaza davalıların yapılanmak suretiyle elattığı saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, çekişmeli taşınmazla ilgili olarak davalılar tarafından gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak ferağa icbar davası açıldığı ve Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/517 esasında derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davada yıkım isteği de bulunduğuna göre, açılan ferağa icbar davasının kabulle sonuçlanması ve kesinleşmesi halinde, davalılar bakımından telafisi imkânsız zarar meydana geleceği kuşkusuz olduğu gibi davacıların davadaki sıfatlarını da etkileyeceği tartışmasızdır.
O halde, açılan ferağa icbar davasının eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabulü ile orada belirlenecek durum gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/10604, K. 2010/13577, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama