KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/1069 E., 2010/1987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2010
- Mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 25/11/2009
- Numarası
- 2009/108-2009/372
Karar Metni
224 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında birleşerek görülen davada; Davacı, dava konusu 23311 ada, 2 sayılı parselde paylı mülkiyet üzere malik olduklarını, davalının evinin imar uygulaması sonucu 2 nolu parseline tecavüzlü hale geldiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tecavüzlü durumun İmar Yasası 18. maddesi uygulaması sonucu meydana geldiğini, yapının bedeli ödenmeden yıkım ve elatmanın önlenmesine karar verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalıya ait binanın imar düzenlemesi sonunda davacılara ait arsaya tecavüzlü hale geldiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde araştırma yapılarak yazılı olduğu üzere, hüküm kurulmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. O halde, davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, meydana gelen taşkınlığın, davalının iradesi dışında kamusal tasarruf ve işleme dayalı olarak imar şuyuulandırılması sonucu meydana geldiği gözetildiğinde davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği kabul edilemez.
Öyle ise, yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/1069, K. 2010/1987, 24 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama